Anlamlı Whatsapp Mesajları
Yalnızlığım hayatımın tek sırdaşı.
Sen gittin artık yoksun ve boşuna yağıyor yağmur. Birlikte ıslanamayacağız ki.
Hiç kimse senin kadar fikrime huzur değil.
Yüreğine giden bir bilet kes cam kenarı değil can kenarı olsun.
Ey yalnızlık nikâh mı kıydın bana. Helalimmişsin gibi her gece giriyorsun koynuma.
Sen bakma benim bu kadar hüzünlü şeyler yazdığıma ben çok gülerim. Ve gülerken hiç kimse yalan olduğunu anlayamaz.
Kafanı yastığa her koyduğunda aklına geliyorsa ya kimsede görmediğin mutluluğu tattırmış ya da çok derin yaralar bırakmıştır.
Her şeyi boş verdim boş verdiklerimin arasına hoş geldin.
Sevdan üflendi bir kere vakit aşk-ı kıyamet. Sen kopuyorsun yüreğimde gönlüm gönlüne emanet.
Hâlet-i ruhaniyemdir kelâm ettiğim lisan! Ya onadır ya Onunla Olana ya Aşkadır ya da Aşkla yanana!
Gözlerinin Kahvesinden koy ömrüme kırk yılın hatırına Sende kalayım.
Kolunu ısırıp saat yapıp bu saatten sonra benimsin diyesim var.
Şimdi söndü ışık sustu dudağımdaki sen çalan ıslık. Dünya ahiret acımsın artık.
Kalbime söyleyemedim gittiğini seni halen benimle biliyor.
Giderek daha çok seviyorum seni demişti. O yüzden gitti demek ki.
Hadi takas edelim bir şeylerimizi. Mesela gülüşünden ver ömrümden al.
Ve bazen de seninle konuşmak iyi geldi diyebileceğin birisi olmalı.
Hadi simit satanı anladım kestane satanı da. Peki ya dost satan o da mı ekmek parası?
Lafın bile gelişi var sen hala neredesin?
Kalp midir insana sev diyen yoksa yalnızlık mıdır körükleyen? Sahi nedir sevmek bir muma ateş olmak mı yoksa yanan ateşe dokunmak mı?
Neyim olursan ol da hayal kırıklığım olma. Orası çok kalabalık tanıyamam seni.
Bin günahın olsa da bana bir gün ahım yok sana.
Yıkıldı yolunu bekleyen şehir. Şimdi gelsen de bir gelmesen de.
Paslı bir yalnızlıktı avuçlarımda ardımda bir yürek yükü rüzgâr. Ne zaman sevmeye koyulsam doğrulup çoğaldı ayrılıklar.
Ölmek sorun değil de hani bir gün mezarıma gelirsin de kalkıp sarılamamak koyar bana.
…sɹǝʇ nq ʞǝʇ ɹıq ؛ɐp ɐpunloʎ ʎǝsɹǝɥ ıʞuɐS.
İntihar köprüsü gibiyim bu günlerde gözümden de gönlümden de düşen düşene.
Sana iki kelimelik sonunu bilmediğim bir hikâye anlatayım mı? Evet. Seni seviyorum.
Her konuşmak isteyişinde ona bakıp susmaktır aşk.
Tabaklarda kalan son kırıntılar gibiydi sana olan sevgim. Sen beni hep bıraktın bense hep arkandan ağladım.
Ne hasta bekler sabahı ne taze ölüyü mezar ne de şeytan bir günahı seni beklediğim kadar.
Aslında Türkçem çok iyidir. Ama bazen anlamıyorum seni. Git ne demek?
Yağmurlar düşünce tenime her damlayı sen sanıp aşk bildim. Ve biliyor musun gölgeni bile çok özledim.
Tek kişilik miydi bu şehir sen gidince bomboş kaldı.
Zaman bütün hayallerimize ağzımın payını verdi.
Susmak kabullenmek değil cevaptır. Eğer insan kısa cümleler kuruyorsa uzun yorgunlukları vardır.
Bir otobüs aşkıydı belki bizimkisi benim yolum son durak seninkisi müsait bir yerdi.
Artık gelecek planlarımı hayattan gizli yapıyorum. Sanki hayat işini gücünü bırakıp planlarımı bozmak için her şeyi yapıyor.
Alıp başımı gidesim var da aklımdakileri valize sığdıramıyorum.
Üzülme değmez sözünü duymaktan sıkıldım. Değmeyenlere zaten üzülmem. Üzüldüğüm şey değmeyenlere yüreğimin değmiş olmasıdır.
Aynı günde dört mevsime şahit olmak gibi bir şey bu. Önce özlüyor sonra ağlıyor akşamları küsüyor geceleri çok seviyorum.
Sana muhtaç olduğum şu anda gel yaşamak olsan da gel ölüm olsan da gel.