Arabesk Aşk Sözleri

Aşağıda sizler için derlediğimiz etkileyici Arabesk Aşk Sözleri yer alıyor. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle dolu, duygularınızı ifade etmenin en güzel yollarını sunuyor. Yeni ve anlam dolu bu Arabesk Aşk Sözleri 2026, sozlerikisa.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınıza anlam katacak.


Bu hayat denizinde benim gemim battı gitti. Benim şansım yattı gitti.
Kader beni benden aldı. Çekilmez dertlere saldı. Sen geleceksin diye gözlerim yollarda kaldı.
Unuttun mu ıstırapla geçen yılları. Lanetlenen bu kaderi ikimiz yazdık. Mutluluğa giden yolun kapılarını. Öfke ile inat ile bizler kapattık.
Aşkını kalbimden yoktur silecek. Kader yüzümüze canım, bir gün gülecek. Seni sevdiğimi, eller bilecek, ellerin sözüne uyan, korkak değilim, seni sevdiğime canım pişman değilim.
Dostun kalitelisi kavgada, aşığın kalitelisi veda da belli olur.
Kolumuzu ısırarak saatler yapardık hep küçükken sanki zamanın canımızı acıtacağını anlarmış gibi.
Her gelen kalbimi yerlere çaldı; her aşktan içimde bir acı kaldı!
Nerde benim hasretim ümidim neşem, nerde boyun eğdiğim inancım saygım nerde, nerde benim gençliğim hani sevenler nerde, uğruna baş koyduğum, seninim diyen nerde.
Aşkta cimrilik olmaz sevdiğim. Aşk sevgiyle büyür doymaz sevgilim. Gönlünü sevene adamadıysan, ne yazık buna aşk denmez sevdiğim.
Elbet bir gün o gün gelir; senin için bu can ölür!
Açmak için zahmet etme zarf açık, hala bana sevgin varsa birazcık, mektubumu alır almaz yola çık, gözyaşlarım bir acayip azdılar.
Ben çoktan ölmüşüm yaşıyorum sanma! Dokunsan düşecek hale gelmişim.
Benden istediğin nedir söyle. Bazı düşünceler gelmez dile. Bazen efendi bazen de bir köle. İstersen olurum ben seve seve.
Gözlerim yaş dolu bahtımsa kara; Sensizlik içimde dermansız yara.
Benim aşkta tek dileğim, benim cefada örneğim, ağlatmayı hüner bilen benim vefasız sevgilim.
Özlerim ben seni seninle bile; vuslat mı hasret mi? Adını sen koy!
Biz yıldız kaydıktan sonra dilek tutmak yerine, namazları kıldıktan sonra dua etmeyi tercih ediyoruz.
Bir daha âşık olmak mı tövbeler olsun. Seviyorum seni dersem dilim tutulsun. Bağrıma taş bastım haberin olsun. Yemin ettim aşka tövbeler olsun.
Adındaki harf kadar alfabem!
Demişsin ya onun gibileri cebimden çıkarırım diye. Dinle. Ben senin gibilerini tespihe dizerim, tövbe tövbe diye çekerim.
Ellerin talihi durmadan gülmüş. Bizimse gülümüz açmadan solmuş.
Hepimizin hayatı iki kelime, bir varmış bir yokmuş şu âlemde. Bir gün sana doymadan göçüp gidersem eğer. Son nefeste adın dilimde… Her şey sende başlar, seninle biter. Sevilmek ümidi sevmekten beter… Nazar değmesin sana, eller değmesin sana, sensizlik ölüm bana.
Ben maziyi unuttum hatırlatma bir daha; aşkı gömdüm içime sende sakla toprağa!
Hali vakti yerinde bir yalnızlık benimkisi, keder elden, yas gözden geçinip gidiyoruz.
Kara sevda yazılmıyor kâğıda, günler asır gibi gelir Nihat’a ölüm bu hayattan iyi olsa da elde değil ölemeyiz sevdiğim.
Sen aşkımla bende doğan benden daha büyük bir çilesin. Arıyorum sen bul beni ben neredeyim şimdi sen neredesin? Bahtının gölgesine sığınıp ta kalmışım, bir dilenci misali el açıp yalvarmışım.
Ben daha ne çile, dertlere yolcuyum ben alnına dert yazılan kader mahkûmuyum fark etmez yaşamam, sen mesut ol yeter dertler bana gönül vermiş ben aşk sarhoşuyum.
Gönlümde sefalet aşkla başladı. İsyan etti bana bütün duygularım. Her yudum bir zehir her nefes bir alev. Her ahımda kaldı arzularım, ah edişte kaldı arzularım.
Benim bir gülüm vardı soldurmadan koklardım. Verdiğin hatırayı hep kalbimde saklardım. O beni unutsa da ben onu unutmadım.
Kim bilecek daha neler neler bekliyor ikimizi, belki de çok mutlu olacaktık tutsaydık dilimizi, bu inat bu kapris bu kavgalar yıprattı sevgimizi, en acı sözler bile söylerken tutmadık dilimizi.
Meydan mı verirdim bu ayrılığa, bilseydim bu kadar zor olduğunu. Bilseydim dünyanın böyle karanlık, bilseydim bu kadar dar olduğunu. Dilimden sıçrayan bir kıvılcımın bilseydim biranda kor olduğunu. Bilseydim su anki gönül acımın, senin yokluğunda var olduğunu.
Bıçak yarasından ibarettir insan vücudu. Dostların sırtına saplar, sevdiği ise kalbine.
Yüzünde şüpheli bir anlam vardı. Bana ne dediysen sanki yalandı. İçimi tarifsiz bir korku sardı. Aşkımı düşündüm aklım takıldı.
Sen yıktın sevgilim sen virane ettin, gittin de ne oldu eyvah yazık ettin, ben bir tecrübeyi aşkta kazanırken, sen bir sevgili bir gönlü kaybettin, sevenini kaybettin.
Senin hasretin varken bu şehirde yaşanmaz!
Dilerim her arzun gerçek olsun, hayat bu, şansın hep açık olsun, hatıralar, hasret benim, ömrüm senin senin olsun. Dertler benim, çile benim hayat senin senin olsun.
Seni nasıl sevdiğimi kalbin nerden bilebilir? Sen hiç âşık olmadın ki sana yalan gelebilir!
Beklemek çok hüzünlü sessiz bir şarkı gibi… Çek derdi ıstırabı aşkıma hep yıllardan. Sen hep o sevgilisin sen hep o beklenensin. Sen benim dertlerimin en güzelisin.
Hercai bir duygunun meftunuyum ben. Yine kıyma bana güzelim düşmüşüm ellerine. Ne bülbüle hacet var ne de gonca güllere. Ben sevmeye aşığım istediğin biçimde.
Geçmişte yaşadıklarını geçmiş olsun de ve bırak. Devamlı dikiz aynasına bakarsan önünü göremezsin.
Kınamayın beni, çok görmeyin bana, sevdalandım tam yürekten, yana yana, kana kan.
Anlarsın sevdiğim ele düşünce kıymetimi soysuz ele düşünce, unvanın duyulup dile düşünce, lakabını dilber takarlarsa dön.
Aşk sihrine güç mü yeter, dur diyemem ki seven gönlü kim susturmuş, sus diyemem ki. Senden gelen hiçbir şeye git diyemem ki. Anlatamam ki anlatamam ki. Senin gibi bir sevgili yaratamam ki.
Beklerim yollarını gelecek gelecek sevgilim yok. Açmışım kollarımı saracak sevgilim yok. Bir gün olsun yüzüme gülecek sevgilim yok. Ömür boyu çekerim yar uğruna cefayı. Bu çektiğim cefayı bilecek sevgilim yok.
Gözlerindeki ayet derinliğini, hayrına tefsir etsen ya!
Olmayacak insanlarla kalıbını aşan hayaller kuruyoruz. Ama unutuyoruz. Ağaçtan maşa, aptaldan paşa olmaz.
Ateşi su bildim göz göre göre, aklım zavallıydı duyguma göre, bahtına şükretti “Mecnun” bin kere, ağlarsın düştüğüm çölleri bilsen…
Değerin kıymetin biliniyor sanma! Düşeni götürür kullar affetmez!
Aşk benim dert benim hasret benimdir, al toprak al Leyla senindir. Ahhh bir gün buluşuruz Mevla’m kerimdir, beklemek ibadet kalmak zulümdür, beklemek ibadet gitmek ölümdür.
Farz et ki bir rüya gördük ikimiz, gerçekte bu hissi taşımadık biz, böyle bir masalı yaşamadık biz, bir varmış bir yokmuş sayalım gitsin.
Hâlbuki ben onun düşmekten korktuğu uçurumun dibindeyim.
Bir dilenciyim senden aşkı dilenen, her fırsatta hor görülüp belki gülüp alay edilen, bir dilenciyim geleceğini bilmeyen, senden ne para ne pul nede acımanı bekleyen.
Nerden gördüm seni görmez olaydım. Aşka hürmetin yokmuş, sevmez olaydım. Beni de Allah yarattı ben de bir kulum merhamete gel artık yeter bu zulüm.
Dört bir yandan kuşatılmış şehir gibiyim. Hiç tadım yok gene zehir gibiyim!
Aşkın zirvesine varmak istersen, bedensiz sevgiyi kavraman lazım. O eşsiz duyguyla yanmak istersen bir kıvılcım yeter, inanman lazım.
Sevgilim sevgiden bir mabet yaptım. Ömrümü canimi sana adadım. Var mıyım yok muyum her şey senin elinde. Fırsat ver bulaşalım zamanın bir kösesinde. Kaybettim kendimi duyguları sevinde.
Açık kaldı gönlümün aşkla dolu sayfası bu hatıra ömrümün en acı hatırası terk edip te gitti beni ellerim boş kalmıştım. Yalnızlığın böylesini ben ömrümce tatmamıştım. Anladım ki bu aşkta ben aldanmıştım.
Ayrılığın böylesi görülmüş bir şey değil, bu aşkın ıstırabı çekilecek dert değil, bir toz gibi savrulduk hepimiz bir kenara, hasret dolu gözlerim şimdi döndü pınara.
Yanlışların hesabı, duaların sevabı, soruların cevabı var. Benim hiçbir şeyim yok!
Beni böyle sev seveceksen. Kalbim senin gir gireceksen. Girme ömrüme girme gönlüme, ne dertliymiş bu diyeceksen.
Ne oldu bana bilemem kendimi unuttum ben eski halimle daha mesuttum. Güvenmiştim talihime ne umdum ne buldum. Bıktım artık ben bu aşktan yoruldum.
Her gece rüyamda işin ne senin? Ben böyle yaşamak zorunda mıyım?
Batsın bu dünya, bitsin bu rüya aşksız geçen ömrüme, yazıklar olsun dolmamış çileler, yaşanmamış dertler hasret çeken gönül, benim mi olsun.
Bu dünyada rahat yok ölüm belki kurtuluş al canimi ya rabbim bitsin artık kahroluş bir duaydın dilimde tek ümittin ömrümde kader vurdu felek aldı aşkım kaldı gönlümde.
Bağrımda bir ateş var ne bileceksin. Ölsem de ne duyacak ne göreceksin. Hep seninle yaşadı öldü deseler, aşkından öldüğümü bilmeyeceksin. Belki biraz üzülüp kim diyeceksin.
Başa gelen çekilirmiş, çekemem diyemem, yar eliyle zehir verse, içemem diyemem, ben aşkımı senle buldum, sana inandım yeminim var senden başka sevemem, sevemem.
Ne olur ne olur ne olur dön bana. Bak batıyor yine akşam güneşi. Aşkımı dillerde gözümü yollarda… Kimsesiz bırakan şu gurbet ellerde… Sanki kara bulut seni saklıyor benden. Ne olur ne olur ne olur dön bana. Yine gölgelendi akşam güneşi.
O güzel ellerin başka bir el tutarsa, o güzel gözlerin başka göze bakarsa ne zamanki o kalbin başka aşkla atarsa, ölürüm ben o zaman ölürüm.
Ettiler aşkımı benden biçare, ne bahtım uyanır ne feryat çare, bir zulüm dünyayı kana bulamış aman, ben mecnun aşk mecnun kader divane.
Geç kalmadık sevilmeye sevmeye. Hasret kaldık biz muhabbet etmeye. Sırılsıklam eden aşk yağmurları… Sürüklüyor beni mecnun etmeye.
Doğan bir pişman, doğmayan iki doğuştan felekle düşmanım sanki herkeste bir kalp sevgiye muhtaç sevenler bir ise, sevmeyen iki. Bu ne aşktır ya Rabbim öldürdü beni ne kendisi güldü, ne de güldürdü beni.
Anlayan yok sözlerimden, uyku firar gözlerimden.
Batmayan bir güneş doğdu ufkumda, sen benim gecemi gündüz edensin, bu alem gülmeyi senden öğrenmiş, sen aşkın en güzelini aşkla verensin.
Dile kolay yedi sene, son diyorsun öl desene, yedi veren gül busene, doydum desem yalan olur.
Döküyorsun yaprak gibi, çiğniyorsun toprak gibi, kaçıyorsun korkak gibi, benim de bir canım yok mu? Doğru desem yalan dersin, sevap dersem günah dersin, benden daha ne istersin? Benim de bir canım yok mu?
Bana ihanet eden aşkımı gömeceğim. Mezarının başında vefasız diyeceğim. Kaz mezarcı derin kaz aşkımı gömeceğim. Yıllar var ki harap eden beni bırakıp giden.