Arapça Özlü Sözler

Aşağıda sizler için derlediğimiz etkileyici Arapça Özlü Sözler yer alıyor. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle dolu, duygularınızı ifade etmenin en güzel yollarını sunuyor. Yeni ve anlam dolu bu Arapça Özlü Sözler 2026, sozlerikisa.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınıza anlam katacak.


Ağaç, meyvesiyle tanınır.
إذَا كَانَ بَابُكَ قَصِيرًا فَلاَ مَقَرَّ لَكَ مِنَ الإنْحِنَاءِ
صُحْبَةُ الأشْرَارِ مَصِيدُ الشَّيْطَانِ
Bu cümleyi aşağıdaki şekilde de ifade edebiliriz.
تُعْرَفُ الشَّجَرَةُ مِنْ ثَمَرِهَا
صَدِيقُكَ مَنْ صَدَقَكَ لاَ مَنْ صَدَّقَكَ
İlimsiz düşünce, sapıklık; amelsiz ilim, vebaldir.
Edep, altından daha değerlidir.
إنَّ لِلْحِيطَانِ آذَانًا
إشْتَرِ الْجَارَ قَبْلَ الدَّارِ
Sırrın esirindir. Konuşursan, sen onun esiri olursun.
Arkadaşın, sana doğruyu söyleyendir; seni tasdik eden değil.
(Çok bela okuyan/söyleyen, belaya uğrar)
اُتْرُكِ الشَّرَّ يَتْرُكْهُ
Kimi davranışlar, konuşmaktan daha anlamlıdır.
سِلاَحُ الضُّعَفَاءِ الشِّكَايَةُ
Sağlık, sağlıklı olanların başında bir taçtır. Onu ancak hastalar görür.
Kapın alçaksa, eğilmek zorundasın.
Yalancının mumu, yatsıya kadar yanar.
İnsaf, dinin yarısıdır.
Kimsenin olmadığı vadide tilki vali olur إذَا كَانَ الْوَادِى خَالِيًا يَكُونُ الثَّعْلَبُ وَالِيًا
تَرْكُ الْجَوَابِ عَلَى الْجَاهِلِ جَوَابٌ
Dil yarası, kılıç yarasından daha ağırdır.
سُلْطَانٌ بِلاَ عَدْلٍ كَنَهْرٍ بِلاَ مَاءٍ
Adaletsiz sultan, susuz bir nehir gibidir.
سِيرَةُ الْمَرْءِ تُنْبِئُ عَنْ سَرِيرَتِهِ
Tavuk, horoz gibi öterse kesilir!
Susan (sessiz) köpekten ve durgun akan sudan sakın!
تَنْتَهِى حُرِّيَّتُكَ حِينَ تَبْدَأ حرِّيَّةُ الآخَرِينَ
İlmin başı acı, sonu tatlıdır.
إحْذَرِ الْكَلْبَ الصَّامِتَ وَالْمَاءَ الرَّاكِدَ
Sabır, en iyi ilaçtır.
Akıllı kişi, diline sahip olandır.
شَمْعَةُ الْكَذَّابِ لاَ تَشْتَغِلُ إلاَّ إلَى وَقْتِ الْعِشَاءِ
الثَّبَاتُ طَرِيقُ النَّجَاحِ
عَامِلِ النَّاسَ كَمَا تُحِبُّ أنْ يُعَامِلُوكَ
الأدَبُ خَيْرٌ مِنَ الذَّهَبِ
أحْلَى مِنَ الْعَسَلِ الْخَلُّ بِلاَ شَئٍ
الإحْسَانُ يَقْطَعُ اللِّسَانَ
Bilgisiz tecrübe, tecrübesiz bilgiden daha hayırlıdır.
الْبَيْتُ الَّذِى تَدْخُلُهُ الشَّمْسُ لاَ يَدْخُلُهُ الطَّبِيبُ
صَاحِبُ الْحَاجَةِ أعْمَى
Sükût, âlim için süs; cahil için bir örtüdür.
( حِيطَانِ kelimesi, حَائِط kelimesinin çoğul şeklidir; “duvar” anlamına gelir. Modomot anlamı; “Hiç şüphesiz duvarların kulakları vardır” şeklindedir. Atasözü olarak bu ifade, “yerin kulağı var” şeklindedir)
الْعَاقِلُ مَنْ أمْسَكَ لِسَانَهُ
Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur.
Bedava sirke, baldan tatlıdır.
İhtiyaç sahibi, kördür.
İhsan, dili keser. (İhsan, iyilik; dille gelecek zararları engeller)
Cahile cevap vermemek, bir cevaptır.
Ahmağa cevap, sükûttur.
الصَّبْرُ أحْسَنُ دَوَاءٍ
رُبَّ حَالٍ أفْصَحُ مِنْ لِسَانٍ
Güneş giren eve doktor girmez.
التَجْرِبَةُ بِدُونِ تَعَلُّمٍ خَيْرٌ مِنَ التَّعَلُّمِ بِدُونِ تَجْرِبَةٍ
(Bu ifadede, Mübteda iIe Haber arasında takdîmte’hîr vardır. Mübtedai Muahhar الْخَلُّ kelimesidir, Haber de أحْلَى kelimesidir.)
İnsan, (kendisine yapılan) iyiliğin kuludur.
الْبَعِيدُ عَنِ الْعَيْنِ بَعِيدٌ عَنِ الْبَالِ
الصَّوْتُ الْعالِى مِنَ الْبَطْنِ الْخَالِى
Akıllının zannı, cahilin yakinen bilmesinden daha iyidir.
Zayıfların silahı, şikâyettir.
İnsanların sana nasıl davranmasını istiyorsan öyle davran.
Sinirlenmenin başı delilik, sonu da pişmanlıktır.
الرَّأىُ بِغَيْرِ عِلْمٍ ضَلاَلٌ وَالْعِلْمُ بِغَيْرِعَمَلٍ وَبَالٌ
أوَّلُ الْغَضَبِ جُنُونٌ وَآخِرُهُ نَدَمٌ
ظَنُّ الْعَاقِلِ خَيْرٌ مِنْ يَقِينِ الْجَاهِلِ
السُّكُوتُ لِلْعَالِمِ زِينَةٌ وَلِلْجَاهِلِ سَتْرٌ
أوَّلُ الْعِلْمِ مُرٌّ وَآخِرُهُ حُلْوٌ
Hastalık teşhis edilirse, tedavi kolaylaşır.
إبْنُ آدَمَ حَريصٌ عَلَى ماَ مُنِعَ مِنْهُ
إذَا صَاحَتِ الدَّجَاجَةُ صِيَاحَ الدِّيكِ فَلْتُذْبَحُ
إذَا عُرِفَ الدَّاءُ سَهُلَ الدَّوَاءُ
Kişinin davranışları, karakterini yansıtır.
Senin hürriyetin, başkalarının hürriyeti başladığı an biter.
رُبَّ بَعِيدٍ أنْفَعُ مِنْ قَرِيبٍ
Kötü kimselerle arkadaşlık kurmak, şeytanın tuzağıdır.
Bela, söylemeye bağlıdır إنَّ الْبَلاَءَ مُوَكَّلٌ بِالْمَنْطِقِ
إمْرَأةٌ بِلاَ حَيَاءٍ كَطَعَامٍ بِلاَ مِلْحٍ
ضَرْبُ اللِّسَانِ أشَدُّ مِنْ طَعْنِ السِّنَانِ
أعْقَلُ النَّاسِ أعْذَرُهُمْ لِلنَّاسِ
الإنْصَافُ نِصْفُ الدِّينِ
جَوَابُ الأحْمَقِ السُّكُوتُ
Sebat, başarının yoludur.
Dilin seni hapsetmemesi için, sen onu hapset!
السُّكُوتُ أخُو الرِّضَا
İnsanların en akıllısı, onlardan (en güzel şekilde) özür dileyendir.
Âdemoğlu, kendisine yasaklanan şeylere karşı çok hırslıdır.
الْحُرُّ عَبْدٌ إذَا طَمَعَ وَالْعَبْدُ حُرٌّ إذَا قَنَعَ
Bir şeyi erteleme, zamandan çalmadır.
الصِّحَّةُ تَاجٌ عَلَى رُؤُوسِ الأصِحَّاءِ لاَ يَرَاهُ إلاَّ الْمَرْضَى
Evden önce komşu al.
Yüksek ses, boş karından çıkar.
جَوَابُ السَّفِيهِ السُّكُوتُ عَنْهُ
Kimi uzaktakiler, yakındakilerden daha faydalıdır.
سِرُّكَ أسِيرُكَ إذَا نَطَقْتَ بِهِ فَأنْتَ أسِيرُهُ
Sen kötülüğü terk et ki, o da seni terk etsin.
Sükût, razı olmanın kardeşidir. (Sükût, ikrardandır)
الإنْسَانُ عَبْدُ الإحْسَانِ
التَّأجِيلُ لِصُّ الزَّمَانِ
إحْبِسْ لِساَنَكَ لِئَلاَّ يَحْبِسَكَ
Yerin kulağı vardır.
Hür kişi, tamah ettiğinde köle; köle, kanaat ettiğinde hür kişi olur.
Hayâsız kadın, tuzsuz yemek gibidir.