Can Yücel Sözleri

Aşağıda sizler için derlediğimiz etkileyici Can Yücel Sözleri yer alıyor. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle dolu, duygularınızı ifade etmenin en güzel yollarını sunuyor. Yeni ve anlam dolu bu Can Yücel Sözleri 2026, sozlerikisa.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınıza anlam katacak.


Gitmek istiyorsa bırakacaksın gitsin! Aklı seninle olmayanın bedeni yanında olsun ister misin?
Kimileri Seviyorum der çünkü ezberlemiştir. Kimileri diyemez çünkü gerçekten sevmiştir.
Biraz değiştim Her şey kadar herkes kadar sen kadar. Değiştim unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum Bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni. Ben benimle savaşıyorum, seninle değil! Sonucu kılıcı kuşananından belli olan bir savaşın ne kazanabileni ne de kaybedeniyim sorun değil!
Senden ayrılınca anımsadım dünyanın bu kadar kalabalık olduğunu.
İnsanlarında yan etkileri olabiliyor. Kimileri başını döndürürken. Kimileri mideni bulandırıyor…
Eğer çok konuşmak faydalı olsaydı Allah iki ağız bir kulak verirdi. Onun için çok dinleyip az konuşmak gerek.
Bir insana zorla sevdiremezsin kendini, bana güven diyemezsin. O bunu hissetmiyorsa tek bir söz söyleyebilirsin: sen bilirsin.
Gururunu hiçe sayıp dön demezsen her gün arkasından bakmakla yetinirsin.
Artık başka biri alacak yerimi. Ve biliyorum zamanla unutacaksın beni ama son kez düşün sevebilir mi seni benim sevdiğim gibi?
Gitmek gerekir bazen. Fazla yormadan daha çok bıktırmadan… Eğer vaktiyse ardına bile dönüp bakmadan.
Birine verilecek sevgin yoksa ona ümit dolu gözlerle bakma!
Senden ayrılınca fark ettim iki cebim olduğunu.
Çok sahiplenmeden seveceksin mesela. Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, hem de hep senin kalacakmış gibi.
Bir hayli kırgınım. Beni anlamadığın kelimelerin aslında her şeyi anlatıyor oluşlarına kırgınım.
Can Yücel’e sorarlar Neden hep babanıza olan sevginizi anlatan şiirler yazıyorsunuz da annenize olan sevginizi anlatan şiirler yazmıyorsunuz? Can Yücel cevap verir anneme olan sevgimi anlatacak kadar şair değilim.
Üç harf yan yana kaç şekilde gelir bilir misin? Aşk dersin. Sen dersin. Ben dersin. Sen ben biter biz dersin. Gün gelir git dersin. Peki, dur kelimesinden haberdar değil misin? Dur demeyi bilmez misin? Git demek kolay dur diyebilecek kadar yürekli misin?
Benim öfkem gecelerin beyidir kalkar bir tek çocuk ağlasa! İşte bak bu anasız yasa Kanuninin değil bizimdir.
Çaresiz dertlere düştüm yok mu bunun çaresi? Var Yaşamayı ölecek kadar sevmek!
Ölürsem neye gam yerim ki en çok? Bir daha küfredemeyeceğime…
Bağlanmayacaksın bir şeye öyle körü körüne. O olmazsa yaşayamam demeyeceksin. Demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü.
Sevgili arayıp da bulduğun birisi değil. Hiç aklında yokken âşık olduğun kişidir.
Anladım ki aşk her iki tarafı da mağdur eden yürekte izinsiz gösteri yapan mutluluk karşıtı bir eylem.
Galiba yoruldum. Her şey kadar herkes kadar sen kadar… Kendimi her kaybettiğimde seni de kaybediyor olmaktan yoruldum.
Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de, kalp göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.
Kendi elinle kazdığın kuyuya aşk ufacık bir taş atmaktır. Gürültüsü büyüyünce sessizliğin marifet yosunlar gibi susmaktır.
Değişmek zor ama bazen aynı adam olmak daha zor… Hayat öyle yüklenir ki ne kalmak istersin ne gitmek. O durumdayım işte.
Sevdiğin kadar sevilirsin. Seni seviyorum demek değil ki marifet önemli olan o kelimenin tüm sorumluluklarını alabilmek.
Boş boş seviyorum demekle olmaz göstereceksin sevdiğini hissettireceksin. Yapamıyor musun? O zaman yoldan çekileceksin.
Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun? Nerden bileceksin! Sen hiç benimle olmadın ki ya aklın başka yerdeydi ya yüreğin.
Hani bazı şehirler vardır ya saat 10′dan sonra kimsecikler olmaz… İşte senden sonrası ondan sonrası!
Aslında bütün insanları sevebilirdim sevmeye senden başlamasaydım.
Kural bu En çok seven hep en önce terkedilir. Unutma vedalar acıtsa da bazen gitmek gerekir.
Ülkenin farklı şehirleriydik. Ben sürgün yeri sen başkent… İlk isyan hep sende başlardı. Cezasını çekmek hep bana kalırdı.
Ne sahip olduğundur hayat ne de umdukların bunca zaman. Yüreğin kadardır hayat! Seviliyorsan renkli seviyorsan siyah beyaz…
Vedalar acıtsa da bazen gitmek gerekir.
Öyle parçalandım ki ömrümde. Sevgi ile öfke arasında. Sevgimi öfke vurdu öfkemi sevgi kaçırdı İçim parçalandı arada.
Sevgili dediğin koluna değil yüreğine yakışmalı. Ve öyle gelip geçici bir heves değil Sonsuza dek nefesin olmalı!
Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi kısacık kestirmelerin ardından dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.
İçin yanarken üşümek yüreğin kan ağlarken gülmek özleyip de sevdiğini görememek. İşte aşk bu olsa gerek!
Bilir misin ne zordur severek yaşamak. Ona benimsin deyip sarılamamak. Ne zordur hep yakın hissedip aslında ondan uzak olmak.
Ömür dediğin üç gündür dün geldi geçti yarın meçhuldür. O halde ömür dediğin bir gündür o da bugündür.
Ağlayanı güldürebilmek ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş.
Gözler ve sözler ikisi de bir şeyleri gizler. Sözler ne kadar inkâr etse de gözler her şeyi bir bir söyler.
Acılara bakıp da küsme sevdalara gavura kızıp da oruç bozulmaz. Sök at kafandan acabaları kemik aynı yerden iki defa kırılmaz.
Bir insanı herhangi biri kırabilir ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş. Çok acıttığında anladım.
Tabaklarda kalan son kırıntılar gibiydi sana olan sevgim. Sen beni hep bıraktın bense hep arkandan ağladım.
Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık çalınan birinin kalbiyse eğer.
Bilinmedik bir hüzün var içimde bir gariplik. Anladım ki ya ben fazlayım bu şehirde ya da biri eksik.
Korkulacak bir yanı yoktur aşkların insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.
Belki de insan sevmeyi bilmediğinden değil sevgisine layık biri olmadığından yalnızdır.
Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun? Seni seviyorum sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.
Öyle bir seveceksin ki yüreğinden kimse ayıramayacak. Ve öyle birini seveceksin ki seni gözleriyle bile aldatmayacak.
Şişede durduğu gibi durmaz ki kâfir tutar insana insanları sevdirir kimi de tutamağı tutar tutar insanı insanlardan bezdirir.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış. Kendi yolumu çizdiğimde anladım.
Aşk kelime değil bir cümledir. Kurmak içinse özneyle yüklem değil iki yürek gerekir.
Bir şanstan söz ettirmeyecek kadar mükemmel olmalı aşk.
Öyle herkesi sevmeyeceksin seviyorum demeyeceksin seni seviyorum diyebilmek için gerekirse bir ömür bekleyeceksin.
Biri sana git dediğinde kalmak istiyorum diyebilmekmiş sevmek git dediklerinde gittiğimde anladım.
Aşk da önemli olan aynı elleri tutmak değil bir ömür hiç bırakmamaktır.
Küçükken annem yerde ekmek görünce yükseğe koy kuşlar yer derdi. Sevdiklerimizi hep yüksekte tuttuk acaba kuşlar mı yedi?
Anne karnına sığarken dünyaya neden sığamadığını ve sonunda bir metrekarelik yere sığmak zorunda kalacağını fark etmeli insan.
Yalnızım. Çünkü herhangi biriyle değil Beklediğime değecek kişiyle devam etmeliyim bu yola.
Hayattan aldığım en büyük ders Sevgisiyle karşında sapasağlam duramayan birine asla yaslanmayacaksın.
O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.