Duygu Dolu Sözler

Aşağıda sizler için derlediğimiz etkileyici Duygu Dolu Sözler yer alıyor. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle dolu, duygularınızı ifade etmenin en güzel yollarını sunuyor. Yeni ve anlam dolu bu Duygu Dolu Sözler 2026, sozlerikisa.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınıza anlam katacak.


Keşke seni kopyalayıp yanıma yapıştırabilsem…
Saçının bir teline dünyalar feda olsun, kalbin hep benimle dolu olsun.
Sevgimiz yavaş yavaş süzülen çisil yağmur gibi ama ırmakları taşıran cinsten.
Senin en güzel yanın ne biliyor musun? Benim yanım.
Göz kaptırdığım renkten, kulak verdiğim sesten, affet senden habersiz aldığım her nefesten.
Birini sevmek için nedenin yoksa onu gerçekten seviyorsundur.
Vedalar gözüyle sevenler içindir. Çünkü gönülden sevenler ayrılmaz.
İdam sehpasında ki mahkûm ne kadar yaşamayı seviyorsa, Bende seni o kadar çok seviyorum.
Gönül kime söz vermişse, aşk onda muhteşemdir.
Gerçek aşık içinden geldiği kadar aşıktır, diğerleri elinden geldiği kadar.
Gönül almayı bilmeyene, ömür emanet edilmez.
Ömrün olmak istiyorum seninle başlayıp seninle biten.
Ey gönüm bilmez misin gözler sebepsiz yaşarmaz, dudaklar sebepsiz kurumaz, gönülde bir dert olmadıkça kimsenin yüzü sararıp solmaz.
Sizi mutlu etmek için her türlü saçmalığı yapan kişiyi ne olursa olsun kaybetmeyin.
Yanaklarım dururken canımı sıkman çok saçma.
Gelmeyeceğini bile bile beklemek saflık değil, aşktır.
Ağlatan Leyla ise mahkûm etme gözyaşını siliver gitsin. Ağlatan Mevla ise mahrum etme gözyaşını salıver gitsin.
Aşkın mantığı olmaz. Sakın ha! Dostum içme aşk zehrini su diye aşk pınarından, ya Ferhat gibi atlarsın kayalardan ya da Mecnun olur dolaşırsın çöllerde kahrından.
Aslında suçum yok hâkim bey bende yakmak istemezdim bu şehri ama ne yapayım üşümesin sevdiğimi.
Ve bazen kocaman duygularını minicik bir “peki ”ye sığdırırsın.
Gel birbirimize hayat olalım. Ayrılırsak hayatını kaybetti desinler.
Kadın ilk öpücükte neler kazanacağını bilemez, ama son öpücükte neler kaybettiğini bilir.
Gönül dünyanda Allah’ı bulduysan, ölüm de güzeldir, ömür de.
Ne ölmek nefessiz kalmaktır, ne de yaşamak nefes almaktır. Yaşamak; sevmeyi, sevilmeyi hak eden birinin kalbinde olmaktır.
Sevgilim özlemin beynimi uyuşturuyor, ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor.
Duygular asla eceliyle ölmez, mutlaka bir katili vardır.
Sevmek ölmektir bence, ben de sevmiştim ölmeden önce.
Adam yerine koyduğum insanları neden koyduğum yerde bulamıyorum.
Gidişinin hüznü gözlerimde, acısı yüreğimde kaldı. Gel de dindir bu ıstırabı.
Öyle sevdim ki seni, kime anlattıysam yerinde olmak istedi.
Seninleyken, geçip giden zaman en büyük düşmanımdır.
Benim sadece iki elim var. Bu yüzden hayata dört elle sarılabilmem için sana ihtiyacım var.
İçin ağlasa da kim duyar seni? Kim anlar dışarıdan olup biteni? Leyla’nın yüzünü görenler bilir: Mecnun’un kalbine batan dikeni!
Bazen diyorum ki kendime. Ne çok değer vermişim değersizlere.
Seni sonbahar rüzgârlarına bırakıyorum yaktığım canımı yeniden hayata hazırlıyorum sensiz yaşamak hayata yeniden başlamak istiyorum.
Gel, bir bestem de sen ol sevda şiirim, aşk erim ben seni güftesiz de söylerim çünkü ben güftelememiş aşkların talibiyim gel, bir martı da sen ol omzumda.
Kapıma değil, kalbime vuran buyursun.
Koy başını dizimin üstüne, sen rüyalarına dal, ben cennet güzelliğine.
Sonbahar yağmuru gibi gözlerim sen gittiğinden beri, gülmez oldu yüzüm ellerimde sensizliğim, şimdi karanlık odanda yalarım tek başıma, haram gelir aldığım her nefes adınla.
Yorgunum, hiçbir şey bilmiyorum; tek istediğim, yüzümü kucağına koymak, başımın üzerinde dolaşan elini hissetmek ve sonsuza dek öyle kalmak.
Öyle çok kelimelere gerek yok, sessizliğimin sesi, dualarımın aminleri ol yeter.
Kırma be kalbimi! Nasıl olsa bir gün duracak; seninki de, benimki de.
Eğer beni bu sokakta, bu semtte, bu şehirde bulamazsan sevgilim bil ki ben, gözlerinin daldığı yerdeyim.
Güller hep ellerinde açsın, ama dikenleri batmasın. Sevda hep seni bulsun, ama seni yaralamasın.
Sevgili arayıp da bulunan değil, ummadık bir anda karşına çıkandır.
Dünyanın ne kadar küçük olduğunu, seni dünyalar kadar seviyorum deyip de gidenlerden öğrendim.
Unutma ki, yalnız olmak; yanlış yerde ve yanlış bir kalpte olmaktan iyidir.
Gayem zat-ı alinizi taciz etmek değil, efkâr-ı umumiyede muhabbet kurmaktır. Cevabı müspetiniz kalbi hazalimi tamir-i temin edeceğinden, desti muhabbetinize talibim.
Kişisel yarar duygusundan vazgeçtiğiniz an gerçek aşkı yakalamışsınız demektir.
Aslında benim gözlerim kahverengi güneşe bakınca ela sana bakınca çok fena oluyor.
Ve benim, birdenbire yüzünü değil, gözünü değil, senin sesini göresim geldi.
Beni candan usandırdı cefadan yâr usanmaz mı? Felekler yandı ahımdan muradım şem ’i yanmaz mı?
Yorgun gönlüm bir seni ister bu hayatta, azat et gel hadi hayallerimi kırma gül bebeğim.
Suç benim değil ki. Şiir kokuyordu bakışların Yazmamak gözlerine ihanet olurdu.
Baharın gelmesiyle taşlar yeşermez toprak ol ki sende renk renk güller açsın.
Sevdim be! Hiç sevmediğim kadar sevdim ve hiç pişman olmadığım kadar pişman oldum.
Utanırım, söyleyemem yasadığım yalnızlığı, kelimeler yetmiyor ki, bu mu sevda dedikleri.
Özlem nedir biliyor musun? Sevgilisinin yanında olmadığı bir dakika da bile içinin acımasıdır.
Özledim gözlerini, beş dakika uyan az. Çok değil, gözlerinin Kâbe’sinde bir namaz.
Zira benim gökyüzümde senden başka bulut yok.
Allaha emanet ol dedi ve gitti. Güldüm. Zaten ondan başka kimim var ki? Dedim.
Öyle bir “yar” sev ki evladım; elinde su tasıyla iftarı bekleyen oruçlu gibi seni beklesin.