Ernest Hemingway Sözleri

Aşağıda sizler için derlediğimiz etkileyici Ernest Hemingway Sözleri yer alıyor. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle dolu, duygularınızı ifade etmenin en güzel yollarını sunuyor. Yeni ve anlam dolu bu Ernest Hemingway Sözleri 2026, sozlerikisa.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınıza anlam katacak.


Birine güvenip güvenemeyeceğini anlamanın en iyi yolu, ona güvenmektir.
Özgürlüğü, insan onurunu sevdiğim gibi seviyorum seni, tüm insanların çalışma hakkını, aç kalmama hakkını sevdiğim gibi seviyorum seni.
İki insan birbirini seviyorsa, buna mutlu bir son yoktur.
Hiç kimse kazanırken bırakmamıştır savaşı.
Sadece bağırsağında bok taşımak için yaşayan insanlar var.
Her şeyden hoşlanman gerekmez. Yalnızca anlamalısın.
İnsan sonbaharın hüzün vereceğini düşünür. Yapraklar dökülürken ve de ağaçlar rüzgârın ve ısıtmayan keyifsiz güneşin altında soyunurlarken her yıl bir parça ölürsünüz.
Her gün yeni bir gündür. Kim bilir, belki bugün her şey değişir.
İçinizde bir şey ölüverince her şey kolay gelir. Birçok insanın çoğu anında olduğu gibi, duygusuz kesilirsiniz.
Ay ve güneş de uyurlar. Kimi zaman okyanus bile uyur, rüzgâr esmediği, akıntı olmadığı zaman.
İnsan yenilmek için yaratılmadı. Âdem oğlu mahvolur ama yenilmez.
Özgürlük, insanın yaptığı pisliği ortalıkta bırakması değildir. Hiçbir hayvan kediden daha özgür değildir; ama o bile pisliğini toprağa gömer. Kediler en iyi anarşistlerdir. Bu adamlar kediden anarşizmin ne olduğunu öğreninceye değin onlara saygı duyamam.
Böyle düşünmenin yeri değildi; ama düşüncelerine gem vuran kimdi? Kendinden başka hiç kimse.
Korku gördün bir de kuruntu. Korkunun nedeni başından geçenlerdi. Kuruntunun da aklından çıkarıp atamadığın kötü olasılık yüzündendi.
Zeki insanlarda mutluluk, en nadir rastladığım şeydir.
Benim amacım ne gördüğümü ve ne hissettiğimi kâğıda en iyi ve en basit şekliyle yazmak.
Ümitsizlik sis gibidir; güneş doğunca dağılır.
Dizlerinin üzerinde yaşamaktansa, ayaklarının üzerinde öl!
Ölüm korkusu zenginliği arttırmakla aynı oranda artar.
Nerede olursan ol, kendi iç dünyana sığınmak zorundasın.
Modern savaşta, hiçbir geçerli sebep olmadan öleceksiniz.
Hayata kendimizden ne katıyorsak, hayattan da onu alırız.
Yanlış yönetilen bir ulusun ilk çaresi para biriminin enflasyonudur.(değersizleştirilmesidir) İkinci çaresi savaştır. İkisi de geçici refah sağlar. İkisi de kalıcı yıkım getirir. İkisi de politik ve ekonomik fırsatçıların sığınağıdır.
İnsan, ihtiyarlığında bir başına kalmamalı.
İyi ve kötünün yan yana olduğu bir ordu savaş kazanamaz. Hepsinin belirli bir siyasal gelişim düzeyine getirilmesi gerekli; hepsi niçin dövüştüğünün, amaçlarının önemini kavramalı. Yapacakları kavgaya inanmalı hepsi, disiplini kabul etmeli.
Hayat hakkında yazabilmek için önce onu yaşaman gerek.
Yaşlıların akıllı oldukları düşüncesi büyük bir yanılgıdır. İnsanlar akıllanmazlar yaşlandıkça, daha dikkatli olurlar sadece.
İhtiyarlar niye öyle şafakla uyanırlar bilmem. Günü azıcık daha uzun yaşayabilmek için mi acep?
Eğer birbirimize yardım etmeyeceksek ne için geldik bu dünyaya? Dinlemek ve kaba bir şey söylememekte yeterince yardımdır.
Bir yazar için küçük yaşta en iyi alıştırma nedir? Mutsuz bir çocukluk.
Yıldızları öldürmeye kalkmadığımıza iyi ediyoruz, ya bir de onu yapsaydık! Ya bir de her gün ay’ı öldürmeye çalışsaydık? Diye düşündü. O zaman ay kaçardı. Fakat ya her gün güneşi öldürmek gerekseydi? Şanslı adamlarız vesselam!
Bir tek şey düşün; yaptığın şeyi. Aptallık edecek zaman değil.
Öldürmekle onlara hiçbir şey öğretemezsin. Köklerini kurutamazsın onların, çünkü daha büyük kinle tohumları daha da çoğalır. Hapishane bir işe yaramaz. Hapishane yalnızca nefret yaratır.
Her gün yeni bir başlangıçtır. Elbette insanın şansa da ihtiyacı var. Ama önce gerekeni yapmalı ki, şans kapıyı çaldığında insan hazır bulunsun!
Hayat hakkında yazabilmek için önce yaşamalısın.
Kullandığın dil yaşadığın zamana ait olmalı, yoksa işe yaramaz.
Beni sevmiyorsan eğer korkma; ben seni ikimize de yetecek kadar çok seviyorum.
Her şey şu ya da bu biçimde başka bir şeyi öldürmekle meşgul. Mesela balıkçılık bir yandan beni geçindiriyor, bir yandan da öldürüyor.
Hiç kimsenin başka birinin hayatını elinden almaya hakkı yoktur, başka insanlara daha kötü bir şeyin olmamasını önlemek dışında.
Ama dünya kıramayacağını öldürür. En iyiyi, en inceyi ve en yürekliyi taraf gözetmeksizin öldürür. Eğer bunlardan hiçbiri değilseniz, sizi yine de öldüreceğinden emin olabilirsiniz, ama bunun için hiç de acelesi yoktur.
İnsanın kaybedecek bir şeyi olmadığında, yaşam daha güç olmayacaktır.
Bütün iyi kitapların ortak bir özelliği vardır; gerçekte olanlardan daha sahicidirler. Birini okumayı bitirdiğinde olan biten senin başından geçmiş gibi hissedersin ve sonra iyisi, kötüsü, coşkusu, pişmanlığı ve hüznü, insanları ve yerleri ve havasıyla tamamen sana ait bir parça olur.
İnsan ada değildir, bütün de değildir tek başına, anakaranın bir parçası, okyanusun bir damlasıdır; bir kum tanesi bile alıp götürse deniz, küçülür Avrupa, sanki kaybolan bir burunmuş, dostlarının ya da senin bir yurdunmuş gibi; bir insanın ölümüyle eksilirim ben, çünkü bir parçasıyım insanlığın; işte bu yüzden hiç sorma çanların kimin için çaldığını, çanlar senin için çalıyor.
Başkasından üstün olmanın onurlu bir yanı yoktur. Asıl onur kişinin eski halinden üstün olmasından gelir.
Yenildikten sonra her şey daha kolay oluyormuş. Bunun bu kadar kolay olduğunu bilmiyordum.
Dinlemeyi severim. İnsanları dikkatle dinleyerek çok şey öğrendim. Çoğu insan karşısındakini hiç dinlemez.
Ahlak konusunda inandığım ilke şudur; bir şeyi yaptıktan sonra kendini iyi hissediyorsan o ahlakidir; eğer kendini kötü hissediyorsan o gayri ahlakidir.
Çok komik bir kitap yazmak için önce büyük eziyet çekmek gerekir.
Gecenin gündüzle bir olmadığını bilirim: geceleri her şey değişiktir, gecenin şeyleri gündüz anlatılmazlar, yokturlar gündüz çünkü; bir kez yalnızlıkları başladı mı, gece yalnızlık çekenler için korkunç bir zamandır.
Ahlaka gelirsek; bildiğim tek şey şu ki, sonrasında iyi hissettiğin şey ahlakidir, kötü hissettiğin ise gayri ahlaki.