Hal Hatır Sorma Mesajları
Bir iyiliği yapan değil, iyiliği gören hatırlamalıdır.
Merak etme üzülmüyorum peşinden. Ki sen bana unuttum derken, senin kim olduğu hatırlamaya çalışıyordum ben.
Hatır denilen duyguyu yıllar asla öldüremez. Yıllar geçse de hatırı olan hatırlanır.
Her ay olmasa da yılda bir kez herkeslerden uzak bir çay bahçesinde, bir bardak çay içimi zamanda, hâl hatır soralım seninle.
Her ayrılığın tokat gibi. Şamardan anlamaz bu kalp. Kaç kere öldüm hatırlamıyorum bile. Yalnızlık beni sallayamaz, düşer kalkarım.
Hatırımızdan çıkaramadığımız kişiler daima aklımızdan daha yakındır.
Bilmem ki; karşılaşsak bile hatırlayabilir miyiz birbirimizi yeniden. İkimizde artık bir başkasıyken.
Bazen gelecek günlerin hatırına geçmişin peşini bırakmalısın.
Sadece seni görünce hâl hatırını soran, hırsızlık yaparken yakalanan kişi kadar suçlu hisseder kendini.
Ben insanın diğer yüzünü görünce, ilkini hatırlamam.
İyi insanlar hiçbir zaman hatırdan çıkmayan kişilerdir.
Her şeyin hatırı vardır bizde; sevdiklerimizin, dostlarımızın, yediğimiz yemeklerin, yaptığımız muhabbetlerin, içtiğimiz kahvelerin. Hatır gönül bilmek ve dost olmak herkese nasip olmuyor.
Minareden düşenin parçası bulunur da; gönülden düşenin parçası bulunmaz. Mevlâna
Her zaman doğruyu söyle; ne dediğini hatırlamak zorunda kalmazsın.
Esrar çekmiş gözleri kanlı sigara içmiş kafası dumanlı kolun da 3 5 jilet yarası o da bi namerdin hatırası.
Garip değil mi? Hatıralar mutluluk vericidir, ama bazen hatırlamak; intihar sebebin bile olabilir.
Topla hatıralarını ve defol kalbimden. Sevdiğim seni karalamaya hakkın yok.
Mutlu olmak istiyorsan gururu bırak. Gönüller almaya bak. Mevlâna
Oysa kahve içmişliğimiz de vardı bu ne hatır gönül bilmemezlik diyemedim. Orhan Veli Kanık
Belki bir sonbahar hatırlatır beni sana. Yapraklar koparken dalından bir bir, O apansız kopuşumuzu hatırlarsın.
Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var derler. Susamış birine verilen bir bardak suyun hiç hatırı yok mu?
Acılar iyidir bize geçmişin gerçek olduğunu hatırlatır.
Aslında kahvenin bir suçu yoktu, suç o kahveyi içip de hatır bilmeyenlerdi.
Kahve sadece yalnızlık değildir Kahve dostluğun temelidir. Kırk yıllık bir hatırın hatırasıdır. Yeter ki sen dost olmayı bil, kahve dediğin beş dakikada hazır.
Kalbimi ve ruhumu vermemin bir yararı yok, çünkü sen zaten bunlara sahipsin. O yüzden sana bir ayna getirdim. Kendine bak ve beni hatırla.
Dünya, vazgeçenleri değil, azmedenleri hatırlar.
Bir zamanlar her şeyim olan bir kadın, şimdi gözlerimden aksa da yaşlar artık el oldun. Geride bana kanal iki satırlık hüzün, iki satırlık hatır.
Bana en sevgili olan kardeşim, kusurlarımı bana hediye eden hatırlatan kimsedir.
Öğrenmek, eskiden bilinmiş bir şeyi yeniden hatırlamaktan başka bir şey değildir.
Herkes bir parçamı alıyor hatıra diye… Çöpçü çöpümü, dünya vaktimi ve ölüm beni.
Canım acır göz önümden gitmez hiç bir hatıra… Duygular haram biçimde parça parça ruhumda… Asır Mecazi
Sana bir kapı bıraktım giderken; açtıkça beni, kapatırken kendini hatırla.
Hatırlanmak gül bahçesindeki bir gonca kadar güzelse, unutulmakta çalılıkta yetişen diken kadar acıdır.
Seninle buluştuğum ilk günü hatırlıyorum. Hiçbir şey için bu kadar heyecanlanmamıştım.
Bir gönül yapmak gelmiyorsa elinden, bari bir gönül yıkılmasın dilinden. Mevlâna
Eğer birisi sana değer veriyorsa, yaptığın her şeyin hesabını sorar, değer vermiyorsa hal hatır bile sormaz.
Gün olur elinizde kırık bir kalp, buruk bir acı ve birlikte içilen bir kahvenin hatırı kalır.
Keşke bir rüzgâr esseydim seni uzaktan da olsa görmek için, keşke bir yağmur bulutu olsaydım hep senin üstünde dolaşıp özlediğimde sana sağanak sağanak ulaşan, keşke bir hatırım olsaydı sende bir merhabalık.
Hatırlamak için bir hafızamız varken, unutmak için elimizde hiçbir şeyin olmaması; hayatın bize attığı en büyük kazıktır.
Gönül gözünle görürsen eğer, kelebeğe değil, tırtıla sevdalanırsın. Nazan Bekiroğlu
Bazen öyle bir an gelir ki her şeye artık yeter dersin. İşte o noktadan sonra ne hatır kalır, ne de sabır.
İnsanın en çokta canını acıtan bugün hatırını kıramadıklarının, yarın hiç düşünmeden kalbini kırmalarıdır.
Ufak bir hatırlatma, yara bandı kalbe yapışmıyor.
Dalından düşüp giden yaprak nasıl kurumaya mahkumsa hatırdan düşen insanda öyle unutulmaya mahkumdur.
Bir tür kavuşmadır hatırlayış, unutuş bir özgürlük.