Hasret Sözleri

Aşağıda sizler için derlediğimiz etkileyici Hasret Sözleri yer alıyor. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle dolu, duygularınızı ifade etmenin en güzel yollarını sunuyor. Yeni ve anlam dolu bu Hasret Sözleri 2026, sozlerikisa.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınıza anlam katacak.


Seni bekleyişimin adı yok. Sadece yüreğimde lal olmuş duamsın. Mevlana
Geceler uyumak için değil, özlemek için var gibi.
Hasretinden oldum yüreğim yanar, bir avuç gökyüzünü etraf karanlık başımda dolanır zalim ayrılık bir seni özledim bir memleketi!
Bir isim var unutamadığım. Bir çiçek var koparamadığım. Bir hayal var kuramadığım. Bir de sen varsın özleyip de ulaşamadığım.
Biraz buruk bir duygu yüklenirse yüreğine gözlerin zaman zaman takılırsa uzaklara kulakların ansızın çınlarsa bil ki bir yerlerde delice özleniyorsun.
Dostu yok gecelerin, geceler çok uzun, geceler bir ömür ömür dediğin bir tutam ümit, ümidi yok yarınların, tıpkı senin yokluğun gibi ve ben biraz daha sana hasret.
Hasret denilen şey acıdaki lezzetin ta kendisi olsa gerek, yoksa ayrılık neden aşkı çoğaltsındı ki.
Hasretinle yandı gönlüm yandı yandı söndü gönlüm evvel yükseklerden uçtu düze indi şimdi gönlüm aramızda karlı dağlar hasretin bağrımda kışlar başa geldi olmaz işler yokluğundan öldü gönlüm gözlerimde kanlı yaşlar hasretin bağrı kışlar başa geldi olmaz işler yokluğundan öldü gönlüm.
Aklımdan çıkmıyorsun, sensiz bomboş bu hayat, susma öyle ne olur, bana kendini anlat.
Bazen mutlu olmak değil sadece onunla olmak istersin.
Akşamın matem rengine büründüğü saatte gökyüzündeki kandiller tek tek yanmaya başladığında içimde sessiz bir çığlık. Özlemeyi özledim. Özlemeye değer ne kaldıysa.
Ne olurdu saadetlerin en büyüğü işte ellerimde al, diyebilseydim anlardın ve hiç gitmezdin, değil mi, bir gün olduğun gibi kal diyebilseydim.
Sen benim içten içe kanayan yaramsın, ne kadar özlendiğini bilsen yokluğundan utanırsın.
Sen hasretimsin, kaderimsin, yaşayamadığım günlerim sevgisine doyamadığım aksam gözlü yârimsin. Seni çok seviyorum askerim.
Bir gün bana soracaksın, ben mi yoksa hayatımı daha çok seviyorsun diye. Hayatı diyeceğim. Küsüp gideceksin ama hiç bir zaman bilmeyeceksin benim hayatım sensin.
Öyle özlersin ki gel diyemezsin, sadece beklersin.
Bu ne yaman ayrılıkmış geçti gitmedi varlığını yokluğuna sordum olmadı yar yüreğim derdine çakıldı çatladı yar ateşin içinde söndürdüm ölmedi.
Gitmek unutmak değildir sen bunu biliyorsun, aklımda gözlerin varken sen buna gitmek mi diyorsun?
Tek bir bedduam var her sarıldığın insanda beni hatırla.
Özlüyorum ama o kadar uzun bir saniye, her saniye.
Hasret koparıp atıyor bitmez bu kara geceler hasret dolanıp duruyor bitmez bu keder.
Bir gülün peşinde koşanlar çiğnedikleri kır çiçeklerinin farkına varmazlar.
Dilediğin kadar kalabalıkta yaşa, sol yanın uzaklarda ise yapayalnızsın.
Şimdi uzaktasın, benimle değil ben ise yalnızım, seninle değil adın kalbimde, dilimde değil seni çok özledim, elimde değil.
Seni hatırlarım güz yağmurlarında hoyrat türkümsün yankılanan dağlarda birden yokluğun gelir aklıma seni sensiz yaşarım dökülen yapraklarda.
Yorgunum özlemekten hayalini ağlarım gözlerimde yaşlar seli unutmadım yıllardır bir de ben ağlarken gittiğini. Dayanamam inan dayanamam buna unutamam bir an dokunamam sana harcanırım uğruna aldırmadan zamana diyemem dilim varmaz diyemem elveda.
Hasretin yetti cana, gel gayrı gel canım cananım, ömrüm yoluna feda bitsin ayrılık.
Parmak kaleme hasret kalem kâğıda hasret kâğıt kelâma hasret kelâm ilhama hasret âşık sazına hasret sazı sözüne hasret yarın umuda hasret umut düşüne hasret.
İçimde bir sıkıntı bir kasvet. Bir duman. Dünya dar gelir inan seni düşündüğüm an titreyen ellerimde sevgimiz Arapsaçı umurumda değil zaman çalsa da bilmem kaçı zincirlere vurulur umutlar liman liman…
Bu gece gözlerinde ayın doğmasını bekle yıldızlara dokunmaya çalış dokunamadığın için üzülme onları seyretmekle yetin benim seni özlemekle yetindiğim gibi.
Biliyorum bugün kulakların bir başka çınlayacak anlayacaksın seni yine nasıl andığımı özlediğimi ellerin titreyecek gözlerin yollarda kalacak sende hissedeceksin yüreğimde neler hissettiğimi!
Kar beyazdır ölüm ellerinden, gülüm yine yoksun diye düşmanım her güne!
Sen seni özleyenin özleminden habersiz özlemle özlenmektesin sen var ya sen, özlemlerin içinde en çok özlenensin.
Gecenin karanlığında güneşin ışığında suyun damlasında selin coşkusunda kimi yanımdasın kimi rüyamda ama hep aklımdasın sakın unutma.
Her duyduğumda içimde dal dal sevginin çiçeklerini açtıran sesini özledim, her şeyden önemlisi dostluğun en güzelini yaşatan seni özledim.
Yalnızlık; müziğin bile seni dinlemesidir.
Hasretle baktıkça sana, kanlı yaşlar dökülür gözlerimden. Kirpik oklarını gördükçe, delinir bağrım ta derinden.
Seni düşünmeden aldığım solukları saymıyorum nefesten seni içine sığdıramadığım damlaları saymıyorum gözyaşından saymıyorum tebessümden sensiz kahkahalarımı.
Yokluğunun yan etkisi olsa gerek, yine gözlerim su kaçırıyor.
Sözlerin aklımda ya da aklımın ardında hayalin karşımda ya da sesin kulağımda ya ben çıldırıyorum ya da çok özlüyorum, ya özlemek, ya da özlenen çok özel bir tanem.
Şimdi daha iyi anlıyorum ki, nefes almak değilmiş, yaşamak ateşlerde yanmak gibi bir şey severken bile sensiz olmak.
Ve ekler Nazım hikmet mektubun sonuna herkese selam sana hasret…
Seninle dolu rüyalardan uyandım. Gecenin ilk tatlı uykusundan. Rüzgârların alçaktan estiği yıldızların parladığı saatlerde…
Seni sensiz, senden uzakta yaşamak ne zormuş.
Gel gel berü ki savm u salatin kazası var, sensiz geçen zaman-ı hayatın kazası yok.
Her zaman duyamadığımız o toprak kokusu bu zamanda aranan gerçek sevgiler gibi yağmur arkasında saklı olan toprak kokusu gibi ortaya çıksa keşke.
Yalnızlık çok güzeldir ama şu sensizlik yok mu, gel canımı al diyor.
Ben nefes alamıyorum sensiz, hayat bana tat vermez oldu. Artık bitsin bu hasret gel ey gönlümün sultanı.
Sensiz her şey yarım, yarim.
Yedi iklim yedi devlet dolaştım yer üstünde yer altında çalıştım her cefaya her eleme alıştım alışılmaz, dayanılmaz bu hasret.
Bir bulut gibidir benim kalbim başka yüreklerle çarpışır yağmur yağdırır ve bu yağmurda sadece vazgeçemediklerim ıslanır şimdi dokun saçlarına mutlaka ıslaktır!
Geceler çığlığımı duymuyor yorgun düşüyorum sabaha gözlerim gözlerini arıyor esir oluyorum hasret ine yine çaresiz uykusuz, mutsuzum en önemlisi bir tanem sensizim.
Bu hasretin süresi yok, bir gün sona eresi yok.
Uzundur bu yollar giderim gözüm kara sanma ki başım dönmez sana beni bekle seni ben alam ola ki vurulmuşum senden beterim, yalnız vurulmuşum dağ başına nöbetteyim sevdalı.
Benden çok uzakta olsan da sana sarılıp dokunamasam da sana sesimi duyuramasam da kalbimizin bir olduğunu ve senin de beni ben kadar özlediğini biliyorum.
Sen ruhuma cemre diye damladıktan sonra ben bu bedeni neyleyim. Aşk da sen hasret te sen ben de sen.
Sen de fark ettin mi saat vuslatı hasret geçiyor.
Özlemekten daha zor bir şey varsa o da özlediğini özlediğin kişiye söyleyememek.