Hazan İle İlgili Sözler

Aşağıda sizler için derlediğimiz etkileyici Hazan İle İlgili Sözler yer alıyor. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle dolu, duygularınızı ifade etmenin en güzel yollarını sunuyor. Yeni ve anlam dolu bu Hazan İle İlgili Sözler 2026, sozlerikisa.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınıza anlam katacak.


Durgun havuzları işlesin bırak, yaprakların güneş ve ölüm rengi, sen kalbini dinle, ufkuna bak. Düşünme mevsimi inleten rengi, elemdir mest etsin ruhunu, eser rüzgârların durgun ahengi. Yan yana sessizce mevsimle keder, hicrana aldanmış kalbimde gezin, esen rüzgârlara sen kendini ver.
Her ömrün bir Eylül’ü vardır.
Haziran öncesi yorgun düşerken yapraklarım bir mektup ıslatılmaya gelmiyor dudaklarıma ağlıyorum.
Razıyım göm beni yüreğine at üzerime toprağımı. Sen gönlümde solmayan bir gülsün, ne olur dökme yaprağını olsa da hazan.
Hazan düştü toprağa, hüzün sardı yaprağı.
Hani beraber geçirdiğimiz günlerde güldüğümüz o yer var ya hazan rüzgârlarına teslim olmuş bu günlerde.
Hayat günlük defter yaprağı… Hazan gelir dökülür.
Toplamış tasını tarağını, bu ne telaş dedim, dedi ki hazan sonu.
Sonbahar; bir başka deyişle hazan yani hüzün mevsimi Kısalan günler, sararan yapraklar, yağan yağmurlar ve esen serin rüzgârlar hangimize hüzün vermez ki? Kimimiz gelip geçen ömrümüze yanarken, kimimiz sevgiliyle geçen güzel yaz günlerinin özlemini duyarız.
Mevsimler gelip geçiyor, tıpkı ömrümüz gibi… İlkbahar, yaz derken işte sonbahar da geldi, hatta eylül tıpkı sararan yapraklar gibi rüzgârların peşine takılmış gidiyor bile.
Sen gülümsemezsen doğmazdı gün, harflerin rüyasını süslerdin sen beş mevsim, sığmazdı güzelliğin kitaba divançeye, namelere gül adın olurdu rengiyle im.
Nasıl iş bu her yanına çiçek yağmış erik ağacının. Işık içinde yüzüyor, neresinden baksan gözlerin kamaşır, oysa ben akşam olmuşum, yapraklarım dökülüyor, usul usul adım sonbahar.
Gecenin en koyu deminde sensizlik, yudum yudum içtiğim, körkütük sarhoş oldu düşlerim.
Mevsim hazan, aylardan eylül, yapraklar solgun. Kalpler kırık, zaman vefasız, kelimeler yorgun.
Hayat hazanda çıtırdayan yapraklardan sonra yeniden başlar.
İnleyerek sonbahar yaprağının dalından, gönlümün ağlayışı vardı sanki o seste, düşündüm de farkım yok o hazan yaprağından…
Dışımız günlük güneşlik içimiz eylül eylül sonbahar.
Kırılan kalbim seninle onarılmaz bir daha, hazan rüzgârına bıraktım seni savrulacaksın yok olacaksın çaresiz yalan dünyanda.
Aldılar düşümden tırnağımdan arttırmıştım oysaki seni sonrası hazan.
Hazan yapraklarının ve batan güneşin verdiği aynı dersin, daha büyük ve okunaklı harflerle yazılışıdır.
Bil ki dört mevsim hazan bana, yakın olur mu uzaklıklar, dolanır mı dilime neşeli şarkılar, hırçın dalgalar dokunur mu yüreğime, ben temmuz sıcaklarında titrerken sensizliğe…
Yürüdüğü yollarda çaresiz bir hüzün… Adı son bahardı, son demiydi hüznün. Ne kadar karşı koysan da, yaşanacaktı ve yaşandı güzün.
Gün gelir hazan konar dallarına. Son bir ümitle sarılırsın. Zamanı sararmış yapraklara.
Bir hüznü dokuyorum hayata iplik iplik, nedir Allah’ım bu tükenmez gariplik.