İnanmak İle İlgili Sözler

Aşağıda sizler için derlediğimiz etkileyici İnanmak İle İlgili Sözler yer alıyor. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle dolu, duygularınızı ifade etmenin en güzel yollarını sunuyor. Yeni ve anlam dolu bu İnanmak İle İlgili Sözler 2026, sozlerikisa.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınıza anlam katacak.


İnanç, dış görünüşünüzü güzel ve parlak, içinizi arzu edilen ve geleceğinizi de muhteşem kılar.
Bana yalan söylediğine üzülmedim, bundan sonra sana inanamayacağıma üzüldüm.
İnandım ki, yokmuş fenadan aman.
İnanç, insanoğlunun sahip olabileceği en yüksek tutkudur.
İnsanın elinden inancım alsaydınız, bir koyun sürüsünün tarihinden başka bir insanlık tarihi olmazdı.
Yenildiğine inanırsan, buna uzun bir süre inanırsan, sonunda yenilgi bir gerçek olur.
İnsan, en az bildiği şeye en çok inanır.
İnsanlar kulaklarına gözlerinden daha fazla inanırlar.
Gördüklerim, görmediğimin varlığına inanmaya beni mecbur ediyor.
En kötüsü ne biliyor musun? İnandığı her şeyin yalandan ibaret olduğunu fark etmek…
İnancın yere düşerse silahın da yere düşer.
İnanç, Tanrı’nın yüceliğine ve güzelliğine karşı duyulan güven duygusudur. Bu, öylesine kesin bir duygudur ki, insan bunun için hayatım binlerce kez tehlikeye atabilir.
İnanan bir kişinin yapamayacağı bir şey yoktur.
Herkese inanmak lazım, yoksa yaşamaya imkân yok.
Zor olan şey, inanç uğruna ölmek değil, onun uğruna yaşayabilmektir.
İnanan kişinin bir açıklamaya ihtiyacı yoktur.
İnanç, mümkün değilmiş gibi gözüken bir şeyin varlığına duyulan mantıksız bir iman şeklinde tanımlanabilir.
İnanç, aykırılığa karşı kazanılan son zafer ve varlığın anlamsızlığının son savıdır.
İnsan bir şeye inandı mı, onu başkasına da inandırmayı borç bilir. Kolay inandırmak için de anlattığına dilediği gibi çekidüzen vermekten, bir şeyler katmaktan çekinmez, onun kafasının alabileceğini sandığı gibi konuşmak ister.
Genellikle insanlar, arzu ettikleri (inandıkları) şeye kolayca inanırlar.
İnandığınız zaman, aklınız o şeyi yapmanın yollarını bulur.
İnanmak istemeyeni, hiçbir mantık inandıramaz.
Bir inandınız mı, inanılmaz işleri başarırsınız. Ama bir defa inandınız mı, tüm kâinat sizi engellemek için seferber olur.
İnancın en küçük tohumu bile, mutluluğun en büyük meyvesinden daha iyidir.
İnanç işleri kolaylaştırmaz, mümkün kılar.
İnançta, inanmak istemeyenler için yeterince ışık, istemeyenler için ise onları kör etmeye yetecek kadar karanlık vardır.
Herkesin aynı yalana inanıyor olması, onu gerçek yapmaz.
Bir şeye hala inanmakla, yeniden inanmaya başlamak arasında çok büyük fark vardır.
Yapabileceğine inansan da yapamayacağına inansan da haklısın.
Asla başka insanlar üzülecek diye kendini üzme, sen kaldırabiliyorsan onlarda kaldırabilir.
İnanç, sevginin ümide dönüşmüş şeklidir.
Eğer heyecan üretemezseniz pek fazla şey üretemezsiniz.
Başarınızın büyüklüğünü inancınızın büyüklüğü belirler.
İnanmıyorum diyorsun; inanmadığına inanmıyorum, biliyorsun.
İnandığından başka, inanılacak bir şeyi olmadığına inanan insan; softadır.
Büyücüler inanç sayesinde, fizikçilerin hakikat sayesinde yaptıklarından daha fazlasını yaparlar.
Hiçbir şeye inanmayan kimse, bir bardak içinde ki köksüz çiçeğe benzer.
İnanç kaybolduğunda, insan da kaybolur.
Sen zafere inanırsan, zafer de sana inanır.
Seni seviyorum diyen sözlere değil, senin için ağlayan gözlere inan.
Büyük işler başarmak için sadece harekete geçmek yetmez, ne yapmak istediğinizin rüyasını da görmek gerek; sadece rüyasını görmek yetmez, rüyanın gerçekleşebileceğine inanmak gerek.
Güvendiğiniz dağlara karlar yağdığında en güzel çare, dağ ile karı baş başa bırakmaktır. Gün gelip karlar eridiğinde; dağ yolunuzu gözleyince en güzel cevap, başka bir dağdan selam yollamaktır. Hz. Mevlâna
İnanç, yeterli kanıtları bulmuş olan kalbin huzura ermesidir.
İnanıyorum diyoruz. Acaba, günümüzde ne kadarını inandığımıza yaşayarak geçiriyoruz?
İnandığınız gibi yaşamıyorsanız, yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız.
Size doğrusunu söyleyeyim, kim şu dağa: “Kalk, denize atıl!” der ve yüreğinde kuşku duymadan dediğinin olacağına inanırsa, dileği yerine gelecektir.
Kolaydır, sevgiliye inanmak.
Şimdi inanç neyi ümit ettiğimizden ve neyi görmediğimizden çok emin.
Sevmek, inanmak demektir.
Her şey ve herkes yerli yerinde gerek; mecliste sefihe, meyhanede fakihe inanma.
Kişi, inancı ölçüsünde genç, kuşkusu oranında yaşlıdır.
Her karşı çıkana değil, yalnız denenmiş kimselere inanmalıdır. Birinci durum hayvanlara yaraşır.
Kadına inanan kendini aldatır, inanmayan da kendini aldatır.
En az bilinen şeylere, en çok inanılır.
Başkalarına duyduğumuz inanç, kendimizde neye inanmak istediğimizi ele verir.
Eğer bir insan onu rüyasında görmeseydi, başka bir insan onun yapabileceğine inanmasaydı ve başka biri de onun yapılmasını istemeseydi göklere değecek hiçbir şey yapılamazdı.
Çoğu insan gördüğüm zaman inanırım der. Gerçek şu ki, inandığımız zaman görmeye başlarız.
İnancın, ne gerçekliğin içinde bir temeli, ne de gözle görünür bir desteği vardır, ama yine de bir köprü gibi, bizi şimdiki gerçeklikten sonsuza bağlar ve bize destek olur.
Bir şeye inancı pekiştirmeden önce bir birimize inanmayı öğrenmeliyiz. Canileri yok etmek yetmez. Canilerin ortaya çıkma olasılığına da yok etmek gerekir.
Güneşini yakalayıp gözlerine yerleştirmek için beyaz yelkenlerin gelip seni almalarını bekliyorsan, Yarına inanmak için gün batımına, iyi kalpli görünmek için zayıflığa ve güçlü görünmek için öfkeye ihtiyacın varsa, demek ki hiç bir şey anlamadın!
İnanç, içimizdeki gözümüzdür.
İyi bir konuşmacı, etkili konuşmasını bilen değil, gönlü bir inançla sarhoş olandır.
Bir şeye inanmak, bir tesire mağlup olmaktır.
Siz kendinize inanın, başkaları da size inanacaktır.
İnanç bir çeşit bahis ya da bir spekülasyon değil midir? Zaten de böyle olmalıdır. Örneğin ben, kurtarıcı peygamberin yaşadığına dair bahse girebilirim.
Bir şeye samimiyetle inanan insan, yalnız menfaatlerinin kılavuzluğu ilerleyen 99 kişiye bedeldir.
Dünyada tutku olmaksızın başarılmış hiçbir büyük şey yoktur.
Gözler kendilerine, kulaklar başkalarına inanırlar.
İnandığı şeyi yapan insanın enerjisi, asla tükenmez.