İngilizce Atasözleri

Aşağıda sizler için derlediğimiz etkileyici İngilizce Atasözleri yer alıyor. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle dolu, duygularınızı ifade etmenin en güzel yollarını sunuyor. Yeni ve anlam dolu bu İngilizce Atasözleri 2026, sozlerikisa.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınıza anlam katacak.


Good things come to those who wait. İyi şeyler bekleyenlerin (sabredenlerin) başına gelir.
Don’t put all your eggs in one basket. Tüm yumurtalarını aynı sepete koyma.
The pen is mightier than the sword. Kalem kılıçtan keskindir.
You can’t make an omelet without breaking a few eggs. Birkaç yumurta kırmadan omlet yapamazsın.
If you can’t beat ’em, join ’em. Eğer yenemiyorsan, onlara katıl.
God helps those who help themselves. Kendine yardım edenlere Allah da yardım eder.
You can’t always get what you want. Her zaman istediğini alamazsın.
You can’t judge a book by its cover. Bir kitabı kapağına bakarak yargılayamazsın.
A watched pot never boils. İzlenen demlik kaynamaz.
There’s no such thing as a free lunch. Bedava öğle yemeği diye bir şey yoktur.
Beauty is in the eye of the beholder. Güzellik bakanın gözündedir.
The grass is always greener on the other side of the hill. Tepenin diğer tarafında çim her zaman yeşildir.
Beauty is only skin deep. Önemli olan ruh güzelliği.
The early bird catches the worm. Erkenci kuş solucanı (kurdu) yakalar.
A penny saved is a penny earned. Biriktirilmiş bir kuruş, kazanılmış bir kuruştur.
Unless the human well dries, it does not miss its water. İnsan kuyusu kurumadıkça suyunu özlemez.
A chain is only as strong as its weakest link. Bir zincir ancak en zayıf halkası kadar dayanıklıdır.
Don’t bite the hand that feeds you. Seni besleyen eli ısırma.
If you want something done right, you have to do it yourself. Bir şeyin hallolmasını istiyorsan kendin yapmak zorundasın.
Absence makes the heart grow fonder. Ayrılık kalbi sevgiyle doldurur.
When in Rome, do as the Romans. Roma’da Romalılar gibi yap.
Beggars can’t be choosers. Dilenciler seçici olamaz.
Easy come, easy go. Kolay gelen, kolay gider.
Two wrongs don’t make a right. İki yanlış bir doğru yapmaz.
People who live in glass houses should not throw stones. Camdan evlerde yaşayan insanlar taş fırlatmamalıdır.
Actions speak louder than words. Hareketler sözlerden daha yüksek sesle konuşur.
Fortune favors the bold. Şans cesur olanı kayırır.
When the going gets tough, the tough get going. İşler zorlaştığında, sert olan yol alır.
The squeaky wheel gets the grease. Gıcırdayan teker yağı alır.
Practice makes perfect. Pratik mükemmelleştirir.
Keep your friends close and your enemies closer. Dostlarını yakın, düşmanlarını daha yakın tut.
One man’s trash is another man’s treasure. Birinin çöpü diğerinin hazinesidir.
If it ain’t broke, don’t fix it. Kırık değilse, tamir etme.
Better late than never. Geç, hiçbir zamandan daha iyidir.
You can lead a horse to water, but you can’t make him drink. Bir atı suya götürebilirsin, ama içmesini sağlayamazsın.
Discretion is the greater part of valor. Cesaretin büyük bir kısmı basirettir.
Necessity is the mother of invention. Gereklilik icatların anasıdır.
Don’t try to walk before you can crawl. Emeklemeden koşmaya çalışma.
A barking dog never bites. Havlayan köpek ısırmaz.
Little pitchers have big ears. Çocuklar her şeyi duyar ve anlar.
Ignorant people ask questions that readers cannot answer. Cahiller, okumuşların cevaplayamayacağı soruları sorarlar.
A Picture is worth a thousand words. Bir resim binlerce kelimeye değer.
All good things must come to an end. Her iyi şeyin bir sonu olmalıdır.
God defend me from my friends; from my enemies ı can defend myself. Tanrı beni dostlarımdan korusun; düşmanlarımdan kendimi koruyabilirim.
Hope for the best, but prepare for the worst. En iyisini umut et ama en kötüsü için hazırlan.
Never look a gift horse in the mouth. Hediye atın dişlerine asla bakma.
Bad news travels fast. Kötü haber tez ulaşır.