Kahraman Tazeoğlu Sözleri
Ne içimden terk edebiliyorum seni ne de terk ettirebiliyorum sana içimi!
Pişman değilim seni sevmekten. Sen adıma yakışan en derin yarasın.
Şimdi ne bugünsün ne de yarın.
Git artık yar sustuklarını bana harcama. Yaslanma gözlerime bu yükü kaldıramam.
Özledin mi beni dedim sustu! Nefesini en derinden aldı ve Özlenmez mi dedi!
Şimdi söyle bu denizin dibinde bu geminin kırık dökük güvertesinde bu yırtık yelkenle bu yönsüz rüzgârın içinde bu aşk nereye gidiyor usta?
Eğer insan unutmak istemezse bir günü bile hatırlar on yıl sonra… Ve unutmak isteyen bir günde unutur on yılı.
Bana geldiğin yol aşk izlerinle doluydu. Bir dolu aşkın izini örtüyordu şiirlerin. Gelmek eylemi pörsümüştü adımlarında oysa ben gelişini milat sayacak kadar başlıyordum aşka.
Gözlerine şiirler yazmıştım yazma dedi sözcüklerim akmaya başlarsa gözlerimden cümlen olurum dedi.
Sustu aşkı sensizliğe acılan kapılar ardında çömelen ıssız karanlık dilime kilitler vursa da dinmeyecek içimin kırgın yalnızlığı.
Olsa olsa sadece bir yarım ya da eksilen yanım.
Giderek değil unutarak vesaireleştirdin sen bu aşkı. Sen uçurumlarından ben denizlerine düştüm. Kendi içimde boğulacak bir ölümü mü hak ettim Rabbim! Onu kendimi kendi içimde boğacak kadar mı sevdim?
İki ayrı uykuda iki ayrı rüyanın birbirine dokunması gibiydi aşk. Sen bunu bilmiyordun. Toydun. Aramızdaki fark buydu sen ateşin yaktığını bilirdin ben ateşte yanmayı.
Acının yan etkisi güçlü bir karakter armağan etmesidir size.
Rastgele sevilmedin ki rest çekilip gidilesin.
Affet. Bende sevgiler mevsimlik değil. Öyle hiçbir saat dilimiyle kıyaslayamam düşlerimi. Sığdıramam ki seni bir ömre.
Hiç kimsenin iyi gelmediği yerden sarıyorsun yaralarımı. Hiç kimsenin dokunamadığı yerden kanatıyorsun sonra.
Biliyorum yarın yeni bir gün doğacak hikâyeleri inananı kanatır ancak. O yüzdendir sadaka vaatlere tenezzül etmeyişim.
Ben seni yere göğe sığdıramazdım sen benim üstüme basıp da mı geçtin? Söyle ne zaman başladın ne zaman bittin? Zaten geç kalmıştın bir de erken gittin. Canıma tak ettin ayrılık inan yettin.
Korkma ve sen sana gözlerimden bak! Gör nasıl seveceksin kendini.
Bir uçurum gibi bahsetti benden düşmekten çok korktuğu ama bir çocuk gibi kıyısında oynamaktan asla vazgeçmediği.
Aşka inanmak kendini sevmektir yüzündeki ünlemi bozmadan. Bilmez misin? Sana aşkın iki kişilik bir yalan olduğunu öğretmediler mi? Neden her seferinde kanıyorsun öyleyse?
Belki de sen aşka aşıktın ben üstüme alındım.
Aklım kara kış ellerim seni üşüyor bugün günlerden soğuk.
Son sigaram gibiydin sen sevgili kıyamazdım içmeye. O cebimde kırıldı sen kalbimde.
Sen bana rağmen kendine iyi bak. Ben sana rağmen hoşça kalırım.
İdama giderken hislerim güneşim yüzünü görmeyi bekledim hep. Kalemi kırık bir aşkı mühürledim yüreğime.? Unuttum? diye haykırırken bile unutmadığımı ispatlıyordum kendime.
Öyle fakirdi ki çocukluğum ecel gelse almazdı.
Gözyaşların süzülüyor saçlarına doğru. Her bir damla dağlıyor beni. Bin parçaya ayrılmış bedenimin tek bir parçası bile dokunamıyor sana. Öyle uzağındayım ki.
Hiç düşünmemiştim bir isim ve iki bağlacın yan yana gelip de içimi bu kadar acıtacağını ta ki sen elveda diyene kadar.
Hiç buluşmadığımız bir yerde hiç bilmediğin bir saatte seni bekliyorum. Gelmen pekte anlam ifade etmiyor. Ben seni beklemeyi hala çok seviyorum.
Birbirimize birkaç aşk kadar geç kalmış olmasaydık… Eğer kaybetme korkum olmadan sahip olabilir miydim sana?
Çok mu saftım yoksa çok mu kaptırdım. Sahi ya uzun uzun gözlerine dalardım. Ne bileyim işte bir vardın şimdi yoksun.
Yeni hayatlar görmeye değil gördüklerimi unutmaya gidiyorum.
Kimi giden kendisinden sonra gelecek daha iyi birine yer açar. Kimi giden de kendisinden sonra gelecekleri bile götürür.
Gerçek aşık içinden geldiği kadar aşıktır diğerleri elinden geldiği kadar.
Aramadığın yerlerde olmayı seçiyorum nedense. Karşılaşma ihtimalimizin olmadığı. Olamayacağı. İlk ışıktan sağa dönüyorum hep. Senden değil seninle karşılaşmaktan korkuyorum.
Gelişi güzeldin sen sevgilim gidişi değil.
Evdeki bayat ekmek gibiydin ben sana nimet deyip başımın üstünde tutarken sen gidip başkalarının çöplüğünde küflenmeyi tercih ettin.
Sen benim görmek için bakmaya bile gerek duymadığım ezberimsin.
Ben uslu bir aşıktım gel dedin geldim sev dedin sevdim bit dedin bittim şimdi unut diyorsun ya yaramazlığım tuttu unutamıyorum.
Vakit kaybı değildin hiçbir zaman ama belki biraz hayal kaybıydın benim için.
En dipteysen düşemezsin.
İnancı kırılmayan hiçbir aşk bitmezdi oysaki. İnancımı da alıp gitmeseydin!
Sen benim hayata en uzun merhabamdın Beni kısacık bir elvedaya nasıl sığdırabildin?
Şimdiyi yok saymak yarını ertelemek ve fotoğrafların sınırlı karelerinde senli dünleri yaşamak da yalnızca yalnızken yapılacak akıl karı bir deliliktir ve delilik yalnızlığın en yalın tanımıdır!
Kendi eksiklerine bakmadan başkalarında mucizeler arama.
Bugün bizi beraber görenler yarın kimdi o diye sorarlarsa beni detaylı anlatma. Kısaca ömrümün geri kalanı dersin.
Sakın geri gelme! Açılacak bir yaraya daha yer kalmadı kalbimde.
Ben seni sevmemek için neden aradıkça ve nedenler buldukça seni daha çok sevdim!
Kimseyi bir başkası gibi sevmemeli insan. Çünkü kimse bir başkası değil.