Lafı Gediğine Koyan Sözler
Bağlanmaktan korkuyorum dedi. Tasmasını çıkardım gitti!
Umutlara kanma, umutlar bir gün imkânsızlaşır, hayatı tozpembe yaşıyorum sanma, her renk bir gün siyahlaşır.
Zamanında çok şerefsiz gördüm ama tacı sana veriyorum!
İnsanlar da fotoğraf gibi; ne kadar büyütürsen, o kadar düşüyor kalitesi!
Bana ayrı dünyaların insanıyız dediğinde anlamıştım canının cehenneme ait olduğunu.
Kişiliğin yerine otursun, söz ayağa kalkacağım.
Şarap gibi kadın olsan kaç yazar, yanındaki adam turşu olduktan sonra.
Eğer bana koysaydı gidişin, sence bu kadar güzel olur muydu gülüşlerim?
Bugünlerde söylediklerimi birileri üzerlerine alıyormuş. Alsın havalar soğudu üşümesin.
Boşuna umutlanma. Kalbim artık hayvan barınağı değil.
Hak edene, masadan öyle bir kalkıp gideceksin ki; kendisini garsona bahşiş olarak bırakılan bozuk para gibi hissedecek.
Büyük ikramiyenin sana çıkmamasına çok şaşırdım. Bütün numaralar sendeydi.
Ne yarım kaldım senden sonra ne de yaralı, beni ne sen yıkabilirsin ne de en kralı…
Bir defa aldatan kişiyi affedersen, seni yine kullanır. Çünkü ihanet bir ruh hali değil; karakterin dökülüş biçimidir.
Gidene asfalt bile dökeriz maksat rahat yol alsın.
Çok vefalı dostlarım var benim. Allah şahit, iyi günümde kendimi hiç yalnız hissettirmediler.
Yüz dilde seni seviyorum desen ne fayda. Bir dilde adam gibi söyleyemedikten sonra…
Bu sıralar herkes havalarda. Hayırdır uçak biletleri mi bedava?
Benim koyduğum noktadan sonra kuracağın cümleyi ancak kendin okursun!
Boşuna kimseyi suçlamayın dostlarım! Kullanıcı hatası değil, bazılarının doğuştan defoludur yüreği.
Sana değer verip aşkı bulacağıma x’e değer veririm y’yi bulurum daha iyi.
Gel bu gece kaybettiklerimize içelim; ben sana, sen şerefine!
Kimseye kendinizi anlatmak için uğraşmayın. Herkes sizi kendi işine geldiği gibi görür.
Sigaranın da tiryakisiyim ama bitince yere atıyorum. Bilmem anlatabildim mi?
Hayatımdan gidenler ya hoşuma giderler ya da boşuna.
Affettiğimden değil, boş verdiğimden üzerinde durmuyorum çoğu şeyin. Ve mutlu olduğum için değil, güçlü olduğum için gülüyorum.
Kaç promil eder şerefin? Söyle ona göre kaldırayım kadehimi!
Kendini özel hissettirdiysem özür dilerim, yaparım böyle hatalar!
Bazı insanlar kitap gibidir; yok satar, bazı insanlar da öyle kitapsızdır ki; sizi yok yere satar.
Ruhunuzu satmayın. Kiralayın daha ekonomik.
Ben huzur aradım sen kusur. Şimdi bensiz kudur!
Ne diyordu şair; yıkıldı yolunu bekleyen şehir. Şimdi gelsen de bir, gelmesen de bir.
Bilirsin ben belâ okuyamam, Allah selânı versin!
Çocuk değilim artık, büyüdüm. Biraz yorgun, biraz kırgınım yine de. Yeter artık. Giden yolunu, kalan yerini bilsin sadece.
Çok fazla konuşmaya gerek yok aslında. Sen, benden daha kötülerine layıksın.
Hani derler ya; bir konuşursam derinden, aklın oynar yerinden.
Bana iyi gelenler hep benden gidenler oldu.
Adam yerine koyduğum insanları neden koyduğum yerde bulamıyorum.
Gidenin arkasından bir kova su dökmek lazım daha hızlı gitsin diye.
Artistlik yapmaya gerek yok. Seni öyle bir görmezlikten gelirim ki; sen bile varlığından şüphe edersin.
Kuruşu kuruşuna hesapladım seni İnan 5 para bile etmedin.
Biz alıştık artık gidene yol vermeye, arkasından ‘yapıştır’ deyip kahkahalarla gülmeye.
Beni sevmeyen varmış! Bak kalbim kırıldı, ritmi bile değişti. Tın tın tın…
Bir sevda istiyorum asla beni terk etmeyen, bir gün sırtımdan vurarak bırakıp beni gitmeyen.
Yaptıklarıyla küçülenler, laflarıyla büyüdüklerini sanmasınlar.
Cesaretin yoksa adam gibi sevmeye, ben de mecbur değilim çocuk büyütmeye.
Önüne gelenle aşk yaşayan doyumsuz yaratıklar! Bırakın bu Nasrettin Hoca’nın ‘ya tutarsa’ stratejisini. Sütü bozuk olanın, mayası tutmaz!
Besmelesiz sevdin galiba beni; yüzün bir yana kaymış, şerefin ayrı bir yana.
Küfür benim ağzıma yakışmıyor olabilir ama beni kızdıranların üzerinde çok şık duruyor!
Yirmi yaşında istek, otuz yaşında zekâ, kırk yaşında akıl önemlidir.
Benim için artık; eskicinin bile almayacağı bir ‘eşya’ gibisin. Artık gidebilirsin.
Fazla kasma kendini, kramp girecek bir yerlerine.
Sen hayata at gözlükleriyle bakmaya devam edersen, birilerinin çüşşş demesi zoruna gitmesin.
Konuşursam derinden, kimse kalkamaz yerinden…
Kendini beğenmiş insanları severim. Hiç kimsenin beğenmediği bir şeyi beğenmek ayrıcalıktır.
Bu saatten sonra ben tren gibi geçerim, sen öküz gibi bakarsın.
Oyun oynamaya gerek yok hayat. Ne sen çocuksun ne benim dünyam lunapark.
Beni tanımadan hakkımda ileri geri konuşanlara artık hiç kızmıyorum. Bilirsiniz köpekler tanımadıklarına havlarlar.
Oturur sana şerefi anlatırdım ama kaybettiği bir şeyi dinlemek ağır gelir insana!