Mesnevi Sözleri

Aşağıda sizler için derlediğimiz etkileyici Mesnevi Sözleri yer alıyor. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle dolu, duygularınızı ifade etmenin en güzel yollarını sunuyor. Yeni ve anlam dolu bu Mesnevi Sözleri 2026, sozlerikisa.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınıza anlam katacak.


Nakşın eli yok ki, müdafaa edebilsin. Konuşmaya iktidarı yok ki; zararını, faydasını söylesin.
Sevmek kuru odunlar gibi sessiz sakin yanmaktır.
Suskunluğum asaletimdendir, yoksa her söze verilecek cevap vardır. Lakin! Bir lafa bakarım laf mı diye. Bir de söyleyene bakarım adam mı diye.
Sır gibi seversen eğer, muradın gerçekleşir. Çünkü tohum, toprağa gizlenirse yeşerir.
İyi suyun tadını tatmayan kör kuşa, acı su kevser görünür.
Kınamak, kaynatılmış ilaç ve hap gibidir; içer yahut yutarsa uzun bir müddet ıstırap ve elem içinde kalırsın. Tatlı yersen onun zevki bir andır, tesiri öbürü kadar sürmez.
Kul, efendisinin huzurunda değilken de kulluğunu korur, itaatten çıkmazsa bu kulluk, iyi ve hoş bir kulluktur.
Başımı o denizden çıkarayım desem! Balığım ya; nefesim kesilir.
Sabır ilacı, gözlerin perdesini yakar, göğüsleri, gönülleri yarıp açar.
Dildaşlarından ayrı düşen, yüz türlü nağmesi olsa bile dilsizdir.
Sana bazen sensin derim, bazen de benim derim. Ne dersem diyeyim, ben aydın ve parlak bir güneşim.
Senin mağlubundum, senin sarhoşundum. Elim senin kuvvet ve kudretinle bağlıydı. Padişah mağlup olana acımaz mı? Mağlup, adeta yok demek değil midir?
Acz, nidanın madenidir. İhtiyaç duanın menbaıdır.
Nice ihlas sahibi vardır ki ağlar, sızlar, dua eder. Duasındaki ihlas dumanı da göğe kadar gider.
Yavaşlık, Allah ışığıdır. Çabukluk ise Şeytanın dürtmesinden meydana gelir.
Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.
Ey aşağılık dünya ayrılığına sabredemeyen dost, Allah ayrılığına nasıl sabredeceksin?
Huzurda bulunan biedep kişi, huzurda bulunmayan kişiden daha hoştur. Halka da eğridir ama nihayet kapıda değil mi?
Mademki topraktakilerin feryadından kaçmaktasın. Kederlilerin yüreğine niye gam saçarsın?
Nuru bir su bil, suya yapış, suyu elde ettin mi ateşten korkma! Ateşi su söndürür.
Cahilin eziyetlerine sabretmek, ehil olanlara ciladır. Nerede bir gönül varsa sabırla cilalanır.
Nefsi en iyi şu dört şey terbiye eder: Susmak, açlık, yalnızlık, uykusuzluk.
Allah, alemi bir kere kün (ol!) demekle yaratmaya gücü yetmez miydi? Bundan şüphen mi var?
Emek ver, kulak ver, bilgi ver, ama sakın boş verme.
Baharların tesiriyle yaş yeşerir mi? Toprak ol ki renk renk çiçekler bitiresin.
Dünya; dedikodu, tartışma ve bahis kuyusudur. Bu kuyuya düşersen sağlam çıkamazsın.
Huy peşinde yürü, iyi huyluyla düş kalk. Gül bağına bak, nasıl gülün huyunu almış.
Gül, o güzel kokuyu, dikenle hoş geçinmekle kazandı.
Sabır, insanı maksadına en tez ulaştıran kılavuzdur.
Sen de var olarak görünen deriden ibarettir. Fâni görünen yok mu? Asıl var olan odur işte!
Aşk-ı zikretmek için, söz dudağa gelmeden önce, cemre gibi yüreğe düşmelidir.
Gönül isterse el, parmaklarla hesaba girişir yahut kitap yazar.
Yalnızlık Allah’a mahsus her canlı bir eş arar, taşın kalbi yok ama onu bile yosun sarar.
Allah’tan başka herkes düşmandır, dost O’dur. Şu hâlde dosttan düşmana şikayetlenmek iyi bir şey mi?
Yunus Emre bir gün Mevlânâ’ya Mesnevi’yi sen mi yazdın? diye sorar. O da evet! deyince: Uzun yazmışsın. Ben olsam: Ete kemiğe büründüm, Yunus diye göründüm derdim biterdi. Demiş.
O kurban günü, korkunç bir kıyamettir. Müminlere bayramdır, öküzlere helak olma günü.
Her şey maşuktur, aşk bir perdedir. Yaşayan maşuktur, aşık bir ölüdür.
Sabırlı kuş, bütün kuşlardan daha iyi uçar.
Mum olmak kolay değildir. Işık saçmak için önce yanmak gerek.
Şüphe yok ki kötü bir arkadaş olan nefis, yırtıcı bir kurttur. Sen ona bak, ne diye her arkadaşa bahane bulup duruyorsun?
Gözyaşının bile görevi varmış. Ardından gelecek gülümseme için temizlik yaparmış.
Ey diken arayan kimse! Cennete girsen bile, orada senden başka diken bulunmaz.
Gönlü, gönül vermekten başka bir şeyle elde edemezsin.
Ey Allah, feryadımıza yetiş; sen ne güzel yardımcısın! Ey Allah, yüz binlerce tuzak ve yem var, bizler de yemsiz kalmış halis kuşlar gibiyiz. Sen bizi her zaman tuzaktan kurtarmaktasın. Ey gani ve müstağni Allah, biz yine bir tuzağa doğru gitmekteyiz!
Peygamber, Allah’tan cenneti istiyorsan kimseden bir şey isteme. Kimseden bir şey istemezsen ben kefilim, cennete de girersin, Allah’a da ulaşırsın, dedi.