Nazım Hikmet Aşk Sözleri

Aşağıda sizler için derlediğimiz etkileyici Nazım Hikmet Aşk Sözleri yer alıyor. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle dolu, duygularınızı ifade etmenin en güzel yollarını sunuyor. Yeni ve anlam dolu bu Nazım Hikmet Aşk Sözleri 2026, sozlerikisa.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınıza anlam katacak.


Sen sabahlar ve şafaklar kadar güzelsin, sen ülkemin yaz geceleri gibisin, saadetten haber getiren atlı kapını çaldığında, beni unutma.
Şu an yanımda olmanı çok isterdim ama değilsin. Sen ordasın ve orası ne kadar şanslı olduğunu bilmiyor.
Yaşamak ümitli bir iştir, sevgilim. Yaşamak: seni sevmek gibi ciddi bir iştir.
Ellerine dokunmak isterim, dokunamam arkasından camın. Ben bir şaşkın seyircisiyim gülüm, alacakaranlığımda oynadığım dramın.
Anladın ya işim başımdan aşkın. Anladın ya gülüm ben sana âşık olmakla meşgulüm.
Kitap okurum içinde sen varsın. Şarkı dinlerim içinde sen. Oturdum ekmeğimi yerim karşımda sen oturursun; çalışırım karşımda sen.
Sevdiğin müddetçe ve sevebildiğin kadar, sevdiğine her şeyini verdiğin müddetçe ve verebildiğin kadar gençsin.
Ve benim birdenbire yüzünü değil, gözünü değil, sesini göresim geldi.
Gözleri siyah kadın o kadar güzelsin ki, çok sevdiğim başına yemin ediyorum ben, koyu bir çiçek gibi gözlerin kapanırken, bir dakika göğsünün üstünde olsa yerim, ömrümü bir yudumda ellerinden içerim gözleri siyah kadın o kadar güzelsin ki.
Sende uzaklığı; sende ben, imkânsızlığı seviyorum.
Sevebilirim hem de nasıl. Dile benden ne dilersen; canımı, gözlerimi…
Büsbütün unuttum seni eminim, maziye karıştı şimdi yeminim, kalbimde senin için. Yok, bile kinim, bence sen de şimdi herkes gibisin.
Yapraklara dallara yeşillere allara nice nice yıllara gülüm nice nice yıllara. Yaprak dala al yeşile yaraşır gayri bundan böyle vermem seni ellere.
Ne kadar seviyorsun dersen; o kadar işte. Tavanı kadar sokağın ve dibi kadar cehennemin…
Benim sevdasında bencil; ama yüreğinde sağlam sevdiğim. Aklıma gelişini seveyim: ne güzel darma duman ediyorsun beni.
Ve bir gün ekler Nazım Hikmet mektubunun sonuna; herkese selam sana “HASRET”
Biz; ince bel, ela göz, sütün bacak için sevmedik güzelim. Gümbür gümbür bir yürek diledik kavgamızda.
Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, şiirler yazdın. Peki, o ne yaptı? Deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta.
Gözlerine bakarken güneşli bir toprak kokusu vuruyor başıma, bir buğday tarlasında ekinlerin içinde kayboluyorum.
Aşkın bu denli sıradan olmadığına inanıyorum ben Önce sıradanları yaşayacaksın ki, gerçek olanı anlayabilesin.
Sevmek, sevdiğin kişiyle birlikte olmak değildir unutma! Çünkü aşk; onunla yaşamak değil, onu yaşamaktır aslında.
Seni seviyorum, ama nasıl, avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp parmaklarımı kanatarak kırasıya, çıldırasıya.
Hani derler ya ben sensiz yaşayamam diye işte ben onlardan değilim ben sensiz de yaşarım; ama seninle bir başka yaşarım.
Hapşurduğumda; çok yaşa, iyi yaşa yerine benimle yaşa deseydi keşke. Bende; sen de gör değil de, emrin olur deseydim sessizce.
Denize karşı bir bankta omuzuna başımı yaslayıp sesinden şiirler dinlemek gibi çocukça isteklerim oldu bağışla.
Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini.
Yalnızlık insana çok şey öğretirmiş. Ama sen gitme, ben cahil kalayım.