Reşat Nuri Güntekin Sözleri

Aşağıda sizler için derlediğimiz etkileyici Reşat Nuri Güntekin Sözleri yer alıyor. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle dolu, duygularınızı ifade etmenin en güzel yollarını sunuyor. Yeni ve anlam dolu bu Reşat Nuri Güntekin Sözleri 2026, sozlerikisa.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınıza anlam katacak.


Siz beni insanlıktan, saffetten, samimiyetten, sevdadan iğrendirdiniz.
Saadeti saklamak, derdi saklamaktan çok daha güç.
Saklamaya çalışma nafile. Sevda, çocuk gözlerinden uyku gibi akıyor.
Hokkabazın yumurtasında olduğu gibi, sözlerde de meseleler iç içedir.
Düşmesini istemeyen, zamana ayak uydurmasını bilmeliydi.
Sarı insanların hepsi vefasız oluyor, hepsi insanı başka türlü üzüyor.
Zaten kafaları değiştirmeden idareyi değiştirmek öyle pek tamah edilecek bir netice vermiyor.
Dünyada, bir parça iyilik edebilmekten daha güzel bir şey olmuyor.
İnsan birini sevmek felaketine uğradı mı esir gibi bir şey oluyor.
Yürümeye başlamış fikirleri yollarından alıkoymak mümkün değildir.
Halis muhabbet kavgasız, gürültüsüz olmaz derler.
Hastalar gibi, mesut olanlara da geceler öyle uzun geliyor ki.
Artık kalbim öldü. Sevmeye kudretim kalmadı.
En uzun, en çaresiz geceni düşün. Sabah olmadı mı?
İnsan sevdiğinden uzak olursa onun sitemlerini bile hoş görür.
Memleketin ancak okuyup yazmakla kurtulacağına inananlardanım.
Bir hayale esir olan insanlar delilerin en büyükleridir.
Galip insanlar için iyi ve merhametli olmak ne kolay ve şık bir jesttir.
Fakat yüreğimdeki gizli yaralar vücudumdakilerden çok daha derindi.
Uğranılan haksızlıklara ve hakaretlere koyun gibi tahammül etmemek insanlığın başlangıcıdır evlat.
Evet, insanın bir cenaze arkasında yürüdüğü zaman, dünya hırslarından en temizlendiği zamandır.
Yalnızlık haddizatında insana güç gelen bir şeydir.
Yara sıcakken acımaz, hemşireciğim. Hele bir kere soğumaya başlasın. Sen bak, seyret o kızcağız nasıl yanıp yakılacak?
Derler ki; aşk, birine seni yok etme kudreti verip, bunu kullanmama hususunda ona itimat etmekmiş.
Mektepteyken hayallerimiz olmayacak rüyalarla doludur. Sonra hayat birer birer onların icaplarına bakar.
Kolayca teselli edilecek dert insanı böyle ağlatmaz.
Felaketi ağır ağır haber vermek testere ile adam kesmeye benzer.
Her şeye rağmen sen bir parça benimdin. Ben bütün ruhumla senin.
Ne arsız gönlüm var benim? Etrafımdaki insanları ne kadar çabuk seviyorum.
İnsan için, her şeyi söylerler. Ne çıkar? Elverir ki, vicdanı temiz olsun.
Evet, bu uçsuz bucaksız yolda ne kadar ilerlerseniz dönüp dolaşıp hep aynı yere varacaksınız.
Üşümek mi? İnsanın içinde güneş yanarken üşümek mi?
Yaşamak hakikaten doyulmayacak kadar tatlı bir şey.
Çalışmak, bütün ruhuyla, kendini başkalarına vermek ne güzel şey!
Çok sevmek yetmez mühim olan güzel sevmek.
Onun fikrinde insanlar, yalnız yaptıkları işten, düşündükleri şeyden değil, gördükleri rüyadan bile mesuldürler.
Sevmek denen şeyin rolü bu kadar insanı yakıp titretecek bir şey olursa kendisi kim bilir neydi?
Ayrılık, kuvvetli aşkları büyütür, hasta olanları büsbütün öldürür.
Acımak bir süre sonra hissizleştiriyor insanı.
Sen yine de bir parça benimdin, ben bütün ruhumla senin.
Ne bileyim, insan kalbi, öyle anlaşılmaz bir şey ki!
Ölüm öyle bir şey ki insanı en büyük düşmanlarıyla barıştırıyor.
Bir zehri insan, bir kere yutmalı ya ölür ya kurtulur.
Hiçbir şey maziyi musiki parçaları kadar kuvvetle canlandırmıyor.
Hiçbir kadın bu kadar derin bir duygu ve ihtiyaç ile sevilmemiş, aranmamış ve düşünülmemiştir.
En eski tarihlerden beri din, daima zulme ve fesada alet olmuştur.
İnsan ancak kaybettiği yahut kaybetmek üzere olduğu şeyleri böyle birdenbire sevmeye başlar.
İnsan ne kadar acı olursa olsun bir mecburiyeti kabul ettikten sonra içine sükûn ve tevekkül geliyor.