Aşağıda sizler için derlediğimiz etkileyici Whatsapp Aşk Sözleri yer alıyor. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle dolu, duygularınızı ifade etmenin en güzel yollarını sunuyor. Yeni ve anlam dolu bu Whatsapp Aşk Sözleri 2026, sozlerikisa.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınıza anlam katacak.
Ekmeğime hoşça kal sürdün ya sen, ben şimdi ‘aşk’ karınla; sana, ne şiirler yazarım.
Keşke çocukken fazla mutlu olmayıp birazını da bu zamanlara saklasaydım. Lazım oluyor arada.
Tek kişilik miydi bu şehir, sen gidince bomboş kaldı.
Oldu oldu, olmadı çay içeriz.
Kafanı yastığa her koyduğunda aklına geliyorsa, ya kimsede görmediğin mutluluğu tattırmış ya da çok derin yaralar bırakmıştır.
Kalbime söyleyemedim gittiğini, seni halen benimle biliyor.
Sana muhtaç olduğum şu anda gel, yaşamak olsan da gel, ölüm olsan da gel.
Çatlatsa da dudaklarımı senelik gülüşler, her gece adam gibi ağlamayı sana adadım.
Sen gittin artık yoksun ve boşuna yağıyor yağmur. Birlikte ıslanamayacağız ki.
Yüreğine giden bir bilet kes, cam kenarı değil can kenarı olsun.
Seni gördüm içimdeki dünya dönmeye başladı durduramıyorum içimdeki dünyayı harekete geçirdin engel olamıyorum seviyorum seni.
Kalbime giden yollarım unutma çalışmalarından dolayı kapalıdır.
Kalp midir insana sev diyen yoksa yalnızlık mıdır körükleyen? Sahi nedir sevmek; bir muma ateş olmak mı, yoksa yanan ateşe dokunmak mı?
Ben seni dün sevmedim, çünkü dün bitti. Ben seni bugün sevmedim çünkü bugün bitecek. Ben seni yarın sevdim çünkü yarınlar hiç bitmeyecek.
Yağmurlar düşünce tenime her damlayı sen sanıp aşk bildim. Ve biliyor musun gölgeni bile çok özledim.
Seni sevdiğim kadar yaşasaydım; ölümsüzlüğün adını aşk koyardım.
Herkese selam, sana hasret. Nazım Hikmet
Zaman bütün hayallerimize ağzımın payını verdi.
Hâlet-i ruhaniyem’dir kelam ettiğim lisan! Ya o’nadır, ya O’nunla O’lana, ya Aşk’adır, ya da Aşk’la yanana!
Ne var yani, benim de özel güçlerim var; mesela bazı insanları gözümde büyütebiliyorum.
Duydum ki böbreğinde taş varmış sevgili. Kesin kalbinden düşmüştür.
Tabaklarda kalan son kırıntılar gibiydi sana olan sevgim. Sen beni hep bıraktın; bense hep arkandan ağladım.
Farklıyız işte. Sen Gül’ü severdin. Ben gülüşünü sevgili.
Yüzüme okunmuş bir dua gibisin sevgilim. Çok şükür bugün de aşığım sana.
İçten gelen bir sevgi benimkisi duygularım katıksız saf sana aşık bu bendeki serseri biriciğim.
Açtığın yaralara zaman ve dua sürdüm bekliyorum. Alıp başımı gidesim var da aklımdakileri valize sığdıramıyorum. Artık gelecek planlarımı hayattan gizli yapıyorum. Sanki hayat, işini gücünü bırakıp planlarımı bozmak için her şeyi yapıyor.
Sen elimden tutunca, deniz basardı içimi. Sen elimden tutunca, yüreğim yeşil yosunlara takılıp günlerce dip akıntılarının peşi sıra gitmek isterdim.
Oysa defalarca sormuşlardı, büyüyünce ne olacaksın diye; “mutlu” diyemedik; çünkü çocuktuk; akıl edemedik.
Bir yalnızlık inşa ediyorum ki sorma, Mimar Sinan halt etmiş yanımda!
Sen beni silahınla değil güzelliğinle vurdun gülüm.
Bana kalsa gökyüzündeki tüm yıldızlar yerine, bütün insanlara senin gözerinde ışıldayan bir çift yıldız gönderirdim.
Sen uyurdun, bilmezdin, ben uzaklardan üzerini örterdim her gece.
Ben istemem böyle, üç günlük sevgi, yüreğin varsa bir ömür boyu sev beni.
Güzelmiş, çirkinmiş ne fark eder ki? Deli gibi sevmek ruhumuzda var.
Gözlerin kör bir kuyu. Yusuf olası geliyor insanın.
Kolunu ısırıp saat yapıp bu saatten sonra benimsin diyesim var.