Yahya Kemal Beyatlı Sözleri

Aşağıda sizler için derlediğimiz etkileyici Yahya Kemal Beyatlı Sözleri yer alıyor. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle dolu, duygularınızı ifade etmenin en güzel yollarını sunuyor. Yeni ve anlam dolu bu Yahya Kemal Beyatlı Sözleri 2026, sozlerikisa.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınıza anlam katacak.


Kalbimin takati yok, hem bu duyuş çok sürecek. Mavera başlamadan ben buradan ayrılayım.
Medeniyette bütün idrakler ihtirasla mümkündür.
Türkçe; ağzımızda, anamızın dili gibi helal ve güzel olmalı.
Gürlemiş Topkapı’dan bir yeni şiddet daha şanlı namıyla, büyük top, denilen ejderha.
Yer kalmadı beynimde hayale.
Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden, birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.
Mazi yosunla örtülü bir göl ki yok dibi, mevsim serin ve bahçede yaprak yığın yığın.
İspat ettik ki bir zaman aşiretten cihangirane bir devlet çıkaran bu millet o cihangirane devletten bugün bir Türk vatanı çıkaracak kudrettedir.
Artık demir almak günü gelmişse zamandan, meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
Bütün bu amiller, gitgide, devleti Latinlikten uzaklaştırıyor, ekseriyeti şarklı, Hıristiyan ve Eski Yunancadan bozma bir dille konuşan halka mal ediyor.
Kör bedbinlik bir milleti nasıl öldürürse sağır nikbinlik de bir zaaftır. Kavi olan, yenilmeyen yalnız azimdir.
Bütün Türkler gibi İstanbullular da biliyorlar ki, millî hareket bütün bir cidali Osman’ın sancağını, Fatih’in tahtını, Selim’in hatırasını nisyandan kurtarmak içindir.
Gönüldendir şikâyet kimseden feryadımız yoktur.
Ankara’nın en çok İstanbul’a dönüş yolunu sevdim.
Üstümüze zaman yağdı, hüznümüz ondan.
Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın!
Ölmek kaderde var, yaşayıp köhnemek hazin.
Sanat şahsi oldukça şahısların renk renk bir kalabalık olduğu anlaşıldı.
Ölmek değildir ömrümüzün en feci işi, müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi.
Soğuk ay öptü beyaz ensesini, sardı her uzvunu bir ince sızı.
Toprakta tek bir medeniyet vardı: Türk medeniyeti.
Yürü! Hür maviliğin bittiği son hadde kadar. İnsan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar.
Fethin en müspet ve en esaslı eseri vatanın yekpareliğidir.
Bugün Türklük tahlil devrinde değil terkip devrindedir.
Yaşamak zevki nedir bilmez ölümden korkan.
Bir yoldu parıldayan, gümüşten, Gittik. Bahis açmadık dönüşten.
Ya şevk içinde harap ol, ya aşk içinde gönül!
Kalbi olanların dili yok, dili olanların kalbi yok.
Şiirde lisan, zevk, fikir, mazmun, her şey eskir, yalnız aşk eskimez her dem tazedir.
Güçlü olan, yenilmeyen yalnız azimdir.
Türk ülkesinde hayat hür, saf, nefis idi. Türkler hayattan birer şarkı gibi geçiyorlardı. Diğer ülkelerde Türk gençleri gibi kahraman, Türk kadınları gibi güzel, Türk kızları gibi ince, Türk gibi hür yollu darbımeseller vardı.
Bir tel kopar ahenk ebediyen kesilir.
Çünkü bir kıtada askerle değil, milletle durulur.
Bir nesil evvelkilere mevhum saltanat tatlı bir hayal, milliyetler esasları üzerinde bir Türk milliyeti acı bir hakikat görünüyor. Bugün biz o merhumeye acı hayal, Türk devletine tatlı hakikat diyoruz.
Geçmişte sevdiğimiz, hayran olduğumuz ve bağlandığımız şeyler yalnız güzellikler, iyilikler, doğruluklardır; yoksa çirkinlikleri, kötülükleri ve haksızlıkları sevmiyoruz.
Ayrılmanın bıraktığı hicran derindedir!
Medeniyette bütün idrakler ihtirasla mümkündür. Bugünkü Garp medeniyetini, kendiliğimizden tiksindirecek kadar, ateşli bir ihtirasla sevmeseydik idrak edemezdik.
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler; bilinmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
Zihnim bu şehirden, bu devirden çok uzakta.
Siyasette, doğru her zaman biraz geç söylenir.
Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir.
Dönülmez akşamın ufkundayız. Vakit çok geç; bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç!
Bir milletin dilini ifade edecek olan sanatkarın o milletin, bütün tarihinde dilinin geçirmiş olduğu Safhaları sadece bilmesi değil, benimsemesi lazımdır. Her millette olduğu gibi, bizde de kelimeleri şiir canlandırmış nesir sadece kullanılmıştır.
Sahte bir şiir iyi okunamaz. Olsa olsa mevzun cümlelerden mürekkep bir parçayı iyi kıraat etmiş olur.
Ölmek kaderde var, yaşayıp köhnemek hazin/ Bir çare yok mudur buna ya Rabbe’l alemin.
İnsan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar.
Sen neredesin, ey sevgili, yaz günleri nerde!
Bazı yerler vardır ki ruh eser.
Ölenler öldü, kalanlarla mustarip kaldık.
Şiir, ilham perisi ile baş başa kalınınca yazılır.
Ey sevgi anladım bu uzaktan seda ile. Ömrüm yegâne lezzetidir hatıran bile.
Kalbim yine üzgün, seni andım da derinden geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden.