İğrenç Şakalar

Aşağıda sizler için derlediğimiz etkileyici İğrenç Şakalar yer alıyor. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle dolu, duygularınızı ifade etmenin en güzel yollarını sunuyor. Yeni ve anlam dolu bu İğrenç Şakalar 2026, sozlerikisa.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınıza anlam katacak.


Facebook hesabın var, niye durum güncellemiyorsun dedim. Abi durumum yok dedi, sarıldık ağlaştık.
Düğünden önce kızların toplanıp “geri zekâlı bok mu vardı bu yaşta evleniyorsun” diye gelini kınadıkları geceye kına gecesi denir.
Yarasa güzel hayvan ama yaramıyor.
Az önce mutfağa gidip buzdolabını açtım ama yine o mucize yiyeceği bulamadım.
Sırf köpek korkmasın diye yolun karşısına geçip yürüyen biriyim. Benden kimseye zarar gelmez.
Bir saattir Mustafa Ceceli es dinliyorum yine esmiyor.
Kebapçıya abi Urfa’yla Adana arasında ne fark var dedim. 300 kilometre dedi. Sustum, lahmacun söyledim yiyorum.
– Bu işler öyle telefonda olmaz, yüz yüze görüşelim. + Tamam o zaman görüntülü arıyorum.
Hastaneye gittim filmimi çektiler, doktora hangi kanalda oynayacak diye sordum. Allahtan hızlı koşuyorum.
Ders çalışırken müzik dinleyemiyorum, ders dikkatimi dağıtıyor.
Masaya gelip, “tazeliyim mi ?” diye soran garsona; “öncekiler bayat mıydı ?” dedim, yeter abi sen daha içme dediler.
Otobüste yaşlı teyzeye yer verdim, ne gerek var evladım dedi, senin günlerin sayılı teyze otur dedim. Ağlayarak oturdu, çok duygulandı galiba.
Sokakta öpüşen çifte “sizde hiç edep yok mu?” dedim, yok dediler. Ben de tamam dedim döndüm. Dürüst insanları severim.
Telefonu şarja koydum %100 beklerken bide baktım ki %7. Evladını kartal kapmış Fatma Girik gibiyim şu an.
– Sözlüme neden 50 verdiniz hocam? + Sözlün kim evladım?
– Yabancı diliniz var mı? + Bir tane dilim var onu da doğduğumdan beri tanıyorum, yabancı değil. – Tamam, biz sizi ararız.
Annem bıçağın ucuna avokado takıp babama uzatıyo, elit miyiz köylü müyüz çözemedim arkadaş.
Geçen yeni bir ayakkabı aldım. Ayakkabıcı “ilk bir hafta sıkabilir” dedi. Bende ayakkabıyı ilk hafta giymedim, kafa zehir.
Arkadaşlarla Starbucks’a gidecektik, bakmadı gidemedik.
Eğer saçınız dökülmeye başladıysa dökülen yerlere sarımsak sürün dediler, hemen yastığıma sürdüm, çoğu oraya dökülmüştü.
+Böyle dans etmeyi nerden öğrendin? -Sensörlü lambayı yakmaya çalışırken.
Az önce odama 4 sivrisinek geldi, “hayırdır?” dedim, kan davası için geldik dediler. Dün gece öldürdüğüm sinek aşiret sineğiymiş.
İnternet bağımlısı olduğumu söylüyorlar, çokta Wi-Fi.
– Benim neden kardeşim yok baba? + Seni görünce ikincisine cesaret edemedik.
– Kanka akşama görüşelim mi? + Görüşelim de kanka ne yapacağız? – Bir yerlerde otururuz herkes telefonuyla ilgilenir falan.
Bayram tatilinde sabahlara kadar çılgınlar gibi evde oturacağım.
– Abi bizim iki çay vardı. + Çaylar benden olsun, wifi nin parasını verin!
-13 saniyedir cevap vermiyorsun, ne oldu birisimi var hayatında? + He 13 saniyede evlendim amk.
Kanka sen yazılım mühendisisin anlarsın, şu kız bana mı yazıyor ne dersin?
Su içene yılan bile dokunmaz, o yüzden yılan yerseniz yanında su için. Ben susuz yedim de dokundu biraz.
+ Kanka sen meteoroloji okudun dimi? – Evet +Baksana şu kızın havası kime?
Hemşire “kan değeriniz düşük” deyince utanıp başım önde odadan çıktım. Fakirlik damarlarıma işlemiş resmen! Kanımda bile değer yok.
Bugün parkta otururken, birbirine aşkilotum, kocişkom, şikilopum diye hitap eden bir çiftle karşılaştım. Yalnızlık daha mı iyi acaba?
Otobüste mesajlaşırken yazdıklarımı okumaya çalışan teyzeye ön kamerayı açtım neye uğradığını şaşırdı bismillah diye çığlık attı.
+Olmadı bir sigara yakar mutluluklar dileriz. -Abi Parliament 14 TL olmuş. +O zaman sadece mutluluklar dileriz.
Adamın boyu 1.45 gırtlağıma kadar borcum var diyor. Al şu 20 Tl’ yi git öde borcunu. Dert ettiği şeye bak amk.
Bugün bütün sevişme ihtimallerimi bir kenara atıp içlik giydim. Çok soğuk ya.
+Aşkım ben süt bazlı karamel soslu extra buzlu çikolata parçacıklı frappuccino latte söylüyorum, sen ne diyorsun? – Âmin
Az önce minibüsteydim. Arkadan bir kadın şu parayı alır mısınız dedi. Aldım parayı cebime koydum, ne kadar iyi insanlar var bu dünyada.
Markete gidip “bana bir çakmak lazım” dedim, adam arkaya geç geliyorum dedi. Bekliyorum şu an, çakmağı bulamadı sanırım.
Sinirlenince telefonu yavaşça yere bırakıp kendimi son sürat duvara fırlatıyorum.
Çekirgeyi salıverdim çarşamba geri aldım.
İki kişilik tatil kazansam tatile iki kere giderim anlatabiliyor muyum?
– Sevgilim ne içersin? +White chocolate mocha – O zor yapılıyordur insanları uğraştırma, iki çay içip siktir olup gidelim– Aşkım kusura bakma cevap veremedim şarjım azdı. + Bugün şarjı azanın yarın kendisi azar şerefsiz sapık her şey bitti.
– Aşkım bu gece sakın uyuma. +Neden aşkım? – Davulcuya söyledim bizim şarkımızı çalacak.
– Pardon lafınız bölüyorum. + Tabi buyrun? – Yok ben sadece lafınızı bölmek istemiştim.
“Çırak Aranıyor” yazan berbere girip; “Sizin çırak nasıl biriydi? Tarif edin ben de arayayım” dedim. Fön makinasıyla kovaladı.
– Dürüm yiyelim mi? + Ismarlarsan yiyelim, bu aralar dürümüm müsait değil de.
– Hâkim bey en sevdiğiniz mevsim hangisi? + Yaz kızım.
Göz doktoru: – Şu tablodaki harfleri okur musunuz? Hasta: – Siz bana okur musunuz? Benim gözlerim bozuk da.
Ukrayna’da iç savaş var. Suriyeli mültecileri getiriyorsanız onları da getirin. İnsanlık ölmedi.
Mağazaya girince dibimden ayrılmayan mağaza elemanını çıkışta evine kadar takip ettim. Nasıl bir gerilim olduğunu anlamıştır umarım.