Üstüme Gelmeyin İle İlgili Sözler
Seni seviyorum diyenin aşkından şüphe et. Çünkü aşk sensiz ve dilsizdir.
Kalbe “can” diye yazılanı nasıl sileyim iki satırda.
Ecelle sözlü kaderle nişanlıyız! Tesadüfen doğduk ama yaşamak zorundayız!
Sana akıttığım gözyaşlarım ahirette kul hakkım olsun be zalim.
Ben senin için ölmeyi değil yaşamayı göze almışken gittin zalim.
Dedim ya güzelim kaybolmuşum hayalle gerçeğin arasında. Sen misin yoksa sevgin mi anlamadım çünkü sen gayet rahat, dertsiz, tasasız uyuyorsun. Yüklemişsin derdini tasanı.
İnsan bir kere birine geç kalır ve bir daha hiç kimse için acele etmez.
Derdim yüreğimde, eller ne bilsin. Aşık Veysel
Gözlerinde hayat bulur gözlerim hep seninle olmak ister kalbim.
Beni hep yanlış anladın zaten sen. “Geleceğim” ol demiştim, “gel ecelim” ol değil.
Sev ama mevsimlik olmasın! Yazın açıp, kışın solmasın.
Kurşun kalemin yazdığını silince bile izi kalıyor beyaz kâğıtta.
Dünya unutursa dönmeyi, rüzgâr unutursa esmeyi, âşıklar unutursa sevmeyi, belki o zaman unuturum seni.
Ne ettik, ne gördük şu fani dünyada kötülükten gayri?
O gitti bir daha dönmez artık. Bilmez acı çektiğimi, bilmez onsuz hayallerde yaşadığımı, bilmez yüzümdeki gülücüklerin sahte olduğunu.
Sevenler değer bilseydi eğer bu dünya cennet olurdu güzelim.
Sebepsiz gidişlerin mahkumuyken firari yüreğim vuslatın sonu kavuşmaksa eğer her anına eyvallah. Sevgilim.
Birini unutmak zorundaysanız bunu sindire sindire yapın çünkü aklın zamansız öldürdükleri yürekte amansız dirilir.
Üstüme gelme hayat. Ne canımı yakacak kudrete sahipsin, ne kanımı akıtacak güce. Elinden geleni ardına koyma hayat. Ben sana her türlü gülümserim.
Sen bir gülsün, seni koklamak istedim, benim olmanı istedim, dikenlerinle hayatımı aldın canımı acıttın.
Gözyaşların birikir bir gün sel olur. Tüm yolların sonu çıkmaz değil mi hayaller arzular anlamsızca yıkılır araya ayrılık koyan kader değil mi?
İnsanların arkasından konuşabilen üç kuruşluk insanlara bir tek sözüm var; bozuk para daima ses çıkarır.
Önce sevdiğin terk eder seni ardından uykun. Sonra ne sevdiğin gelir ne uykun!
Üstüme gelme hayat! Daha neyi alacaksın? Ne kırılacak bir hayal, ne de kurulacak bir hayat bıraktın bende.
Ey sevgili sen nereden bileceksin ki her gece seni silahımın şarjörüne doldurup defalarca yüreğime sıktığımı. Söyle nereden bileceksin?
Ve öyle bir konuş ki bir şehir gibi mesela İstanbul gibi, de ki ölümüne kadar seveceğim seni.
Neyine bağlandım ki bu kadar; bana bakmayan gözlerine mi, yoksa benim olmayan kalbine mi?
Neden sevgililer günü var da yalnızlar günü yok? Biz daha kalabalığız.
Gelmeyin artık üstüme! Beni benimle bırakın.
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne. “O olmazsa yaşayamam.” Demeyeceksin. Demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü.
Yürek söz vermişse dönülmez. Yâre gönül vermişse inkâr edilmez. Bizde yürek zedelenir ama sevgiliye ihanet edilmez.
Erkeklerin kalbi pazar gibidir giren çıkan belli olmaz. Kızların kalbi mezar gibidir giren bir daha çıkmaz.
Çok uzaktasın beni duymazsın unuttun belki de hatırlamazsın hani derdin ya sen bir tanesin bir tanen burada sen neredesin?
Er bir yaranın merhemi bulunur! Dertler çeke çeke kader unutulur!
Benim hayatta gidecek hiç gemim, yeni hayallere açacak hiç yelkenim kalmadı artık.
İnsan, yarası yarasına denk geleni seviyor demek ki.
Kimi yaralar kapanır “izi” kalır, kimi yaralar kapanır “sızı” kalır.
Ben yoruldum hayat, gelme üstüme gözümden, gönlümden, düşen düşene.
Gözyaşlarımın salası yok, kimin öldüğünü bilemezsin.
Siyahın en derin karanlıklarına kapattın beni elime bir acılı kalp verdin terk ettin yaşamayı aldın elimden hayatın güzelliklerini aldın kötülükleriyle bıraktın beni.
Kolay anlatılıyor acılar, kolay yazılıyor. Kolay yaşanmıyor oysa.