Whatsapp Sözleri

Aşağıda sizler için derlediğimiz etkileyici Whatsapp Sözleri yer alıyor. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle dolu, duygularınızı ifade etmenin en güzel yollarını sunuyor. Yeni ve anlam dolu bu Whatsapp Sözleri 2026, sozlerikisa.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınıza anlam katacak.


Haydi Söyle!
Çünkü sen çölüme kar oldun.
Sen çevrimiçi, ben çevrimiçi…
Bu hayatta gülmemi isteyen tek kişi fotoğrafçıydı.
Birinin seni hiç unutmamasını istiyorsan, ondan borç al.
Hadi takas edelim bir şeylerimizi. Mesela gülüşünden ver ömrümden al.
Dünyanın en komik durumu…
Aşk, kalbi geleceğe örgütleyen siyasettir.
Şirinleri mavi sanırdım görmeden önce seni…
Fırtınanın şiddeti ne olursa olsun, martı sevdiği denizden asla vazgeçmez.
Aşk iki kişiyle oynanır, iyi olan kaybeder.
Sözün bittiği yerde bekliyorum.
Gökyüzünde bir yıldız olsaydım ilk sana kayardım.
Hep kazanıyorsun, ey çözümsüzlük.
Âlem kaşar olmuş tost yapan yok.
Saçım şekil, önümden çekil.
Sanırsın ki meclisteki tasarıya geç kaldı.
Tek olmak soğuktur, üşüme.
Yıkıldı yolunu bekleyen şehir. Şimdi gelsen de bir, gelmesen de.
Ve bazen de; seninle konuşmak iyi geldi, diyebileceğin birisi olmalı.
Sen bana gel desen ben kavimler göçüyüm.
Oluruna bıraktım seni; olmazların bende kaldı.
Çiçek versem, kanar mısın?
Ben sana kendine gel diyorum. Bana gel demiyorum.
Öp beni, bu bütün soruların cevabı olur.
Sen güzel ve zeki bir kadın istersin ama arkanı anan toplar.
Hakkıdır paraya tapan milletimin istismar.
Ölmek sorun değil de hani bir gün mezarıma gelirsin de kalkıp sarılamamak koyar bana.
Aşkımızın suya düşeceğini bilseydim, balık olurdum.
Ekmeğime hoşça kal sürdün ya sen, ben şimdi ‘aşk’ karınla; sana, ne şiirler yazarım.
Beş kuruşluk insanların milyonluk tavırlarına hastayım.
Unutamam ama çok iyi unutmuş numarası yaparım.
Seni anlatabilmek susmaktan geçiyor bu aralar.
Dokuz doğurdum yalnızlığında. Gel de sahip çık çocuklarına.
Beyinlerimiz savaşsın isterdim ama görüyorum ki silahsızsın.
Yanıltmasın seni melek bakışlar bazılarını şeytan bile ayakta alkışlar.
Bu enerji devamlıdır…
Birini yenmek çok kolaydır, asıl olan birini kazanmaktır.
Lafın bile gelişi var, sen hala neredesin?
İnsanlık öldü, katili menfaat!
Keşke bazı insanlar için ‘imalat hatası var, geri topluyoruz’ deseler.
Haberim yokmuş gibi sev.
Bugün yine en çok satanlar listesinde insanlar var.
Kuşlar güzel, hayat uçuyor.
Müzik ruhun gıdasıdır. Karnınızı doyurun gençler.
Şunu unutma fazla fedakârlık, fazla vefasızlık getirir.
Ne hasta bekler sabahı, ne taze ölüyü mezar, ne de şeytan, bir günahı, seni beklediğim kadar.
Alışmak zaman alıyor; zamansa her şeyi…
Bonibon, bonibon çantada cepte bonibon.
Gazozuna hiç ilaç atan oldu mu?
Ne haliniz varsa gülün.
“Gitmek” sadece bir eylemdir. “Unutmak” ise kocaman bir devrim…
Buraya yazmak da moda oldu.
Yanaklarım varken canımı sıkman çok saçma.
Gök kuşağım kirlendi renklerinle yıkar mısın?
Whatsapp tavuk durum (Ahh şu İngilizce karakterler.)
Bi tanısan sende çok söversin.
İlgi çekici bir durum…
Serçe gibisin kardeşim.
Sanmıyorum ama iyi geceler.
Sabaha kadar yolu var.
Ayrılık dayanılır gibi değil, değil mi?
Seni sevmek ibadetim ama sevemem cenabetim.
Giderek daha çok seviyorum seni demişti. O yüzden gitti demek ki.
Aynı günde dört mevsime şahit olmak gibi bir şey bu… Önce özlüyor, sonra ağlıyor, akşamları küsüyor, geceleri çok seviyorum.
Acele işe çünkü benim de çişim geldi.
Sana nasıl davrandığımı sorgulama. Hepsinin mimarı sensin.
Son laf bükücü…
Biz kimseyi yarı yolda bırakmadık onlar müsait bir yerde indiler…
Her türlü iyi niyet itina ile suiistimal edilir.
Mutlak değer içindeki X gibiyim.
Sen ağlama, akar makyajın.
Durum murum yok.
Büyüdük ve kirlendi dünya…
Kim vurduya gittim, birazdan dönücem.
Önceden altını çizdiklerimin şimdi üstünü çizmekle meşgulüm.
Truth, hurts.
Hayal kırıklıklarını hiçbir alçı tutmuyor.
Erkekler ikiye ayrılır maç yaparlar.
Her insan huzur verir, kimileri gelince kimileri gidince.
Paslı bir yalnızlıktı avuçlarımda, ardımda bir yürek yükü rüzgâr. Ne zaman sevmeye koyulsam, doğrulup çoğaldı ayrılıklar…
Enektarlar goltuğun altında galık, beni ara!
Peşimden gelme ben de kayboldum.
Türkiye güzel ülke de, çevresi kötü.
Tecrübe yenilen kazıkların bileşkesidir.
Şimdi söyle hayatını düzene mi sokayım, seni üzene mi?
Sessizliği dinle, söyleyecek çok şeyi var.
Aferin kirpik, gözüme girdin!
Gözlerimin rengi standart ama bakışlarım adamına göre değişiyor.
Çirkin ve beyinsiz…
İnsan kör ise güneşin suçu nedir?
Bizim şiir olduğumuz kalbe, kimse şair olamaz.
Bence şimdi sen de herkes gibisin.
Yine de…
Hayatımızın en güzel yılları telefonu şarja takmakla geçip gidiyor.
Şarap olayım, şerefe kaldır beni.
Aşk mı para mı? – “Aşk” olsun tabii ki de para.
Neden yazmıyorsun, canımın içi?
Olduğu kadar, olmadığı kader…
Oynamazsan kazanamazsın.
Varsayalım yokuz!
Otopsi istiyorum hayallerime, kurduğum düşler eceliyle ölmüş olamazlar.
Bir yalnızlık inşa ediyorum ki hiç sorma Mimar Sinan halt etmiş yanımda.
Yağmurlar düşünce tenime her damlayı sen sanıp aşk bildim. Ve biliyor musun gölgeni bile çok özledim.
Kötü bir işin en gizli şahidi vicdandır.
Ne kadar seviyorsun dersen; o kadar işte. Tavanı kadar sokağın ve dibi kadar cehennemin.
Sana muhtaç olduğum şu anda gel, yaşamak olsan da gel, ölüm olsan da gel.
Susmak kabullenmek değil, cevaptır. Eğer insan kısa cümleler kuruyorsa, uzun yorgunlukları vardır.
Bir tek ben akıllıyım. Geriye kalan herkes geri zekâlı…
Her şey senin için…
Just Sleeping
Kader satılmıyor ki iyisini alalım.
Hadi simit satanı anladım, kestane satanı da. Peki ya dost satan, o da mı ekmek parası?
Olgunlaşmak hiçbir şeye şaşırmamaktır.
Üzülme ne olur, bugünler dün olur.
Her tercih bir vazgeçiştir.
Atom fiziğine de profesörlüğü de lanet olsun.
İyi ki egoları kadar yer kaplamıyor insanlar.
Koyamadım hayatımı bir biçime, koyayım böyle hayatın içine.
Ben aşk nedir bilmem. Eski kafalıyım. Bir seni bilirim, bir de adın geçince sıkışan kalbimi…
Allah’ım sen bana doğru yolu göster, o mal beni bulamaz.
Tabaklarda kalan son kırıntılar gibiydi sana olan sevgim. Sen beni hep bıraktın; bense hep arkandan ağladım.
Galiba ben bu aşkta iyi halden müebbet yedim.
Ehemmiyetsizleştirmemeliyim diyorum bazen. Lakin.
Bir otobüs aşkıydı belki bizimkisi benim yolum “son durak” seninkisi “müsait bir yer”di.
Çalgıcı karısı Binnaz…
Uzaktan şöyle bir “sucuk” dersen olabilir.
Bin “günahın” olsa da bana, bir “gün ahım” yok sana.
Sen online ben online, konuşsana layn.
Gidişine illa bir isim koyulacaksa Mal Kaybı diyelim.
Baktın olmuyor, daha çok bak.
İyi mi böyle?
Dal rüzgârı affeder ama kırılmıştır bir kere.
Akıllı telefonmuş. Karşı taraf aptal olunca, telefona akıllı olsa bile işe yaramıyor.
Ey akıllı telefonlu Türk Gençliği!
Yetersiz bakiye.
Sahra çölü kadar büyük bir kalbim var gel kuma boğul!
Bende duran zaman sende nasıl geçiyor?
Ağlama sevgilim ıslanıyorum.
Yüreğine giden bir bilet kes, cam kenarı değil can kenarı olsun.
Mai kadar kalbimdeki yerin.
Velev ki konuştuk?
Sevdan üflendi bir kere vakit aşk-ı kıyamet. Sen kopuyorsun yüreğimde; gönlüm gönlüne emanet.
İntihar köprüsü gibiyim bu günlerde, gözümden de, gönlümden de düşen düşene.
Öyle sessizce öldüm ki defalarca, hiç bir zaman anlaşılmadı yokluğum.
Muhabbet ağına giriş için dokunun.
Korkaklıkta ar, ilerlemekte şeref var…
Durumum yok, yazamıyorum.
İnsanı iki şey ayakta tutar; biri sol diğeri sağ ayak.
Kaleciyle karşı karşıya…
Askerdeyim. Sen de gel.
Zaman bütün hayallerimize ağzımın payını verdi.
Altar’ın oğlu Tarkan.
Biz kaybettiklerimiziz.
Na-müsait (Müsait değil)
Tükürmekle söner mi hiç can yangını?
Buralar bir zamanlar hep tarlaydı.
Kolunu ısırıp saat yapıp bu saatten sonra benimsin diyesim var.