Yunus Emre Sözleri

Aşağıda sizler için derlediğimiz etkileyici Yunus Emre Sözleri yer alıyor. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle dolu, duygularınızı ifade etmenin en güzel yollarını sunuyor. Yeni ve anlam dolu bu Yunus Emre Sözleri 2026, sozlerikisa.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınıza anlam katacak.


Eğer hor eğer hürmet kişiye sözden gelir. Zehr ile pişen aşı yemeğe kim gelir.
Mansur’um, uş dâra geldim, Yusuf’um, pazara geldim Aslanım, şikâra geldim, velâkin yatağım orda.
Üzenlerin üzüldüğü vakit da gelir.
Ölümden ne korkarsın, korkma ebedi varsın.
Dağlar nice yüksek ise, yol anın üstünden geçer.
Az söz erin yüküdür, çok söz hayvan yüküdür.
Söze tarih yedi yüz yediydi, Yunus canı bu yolda fidîyidi.
Kimde bir güzellik varsa bilsin ki ödünçtür.
Ana rahminden geldik pazara, bir kefen aldık döndük mezara.
Elif okuduk ötürü, pazar eyledik götürü, Yaratılmışı hoş gördük, Yaratandan ötürü.
Ey hayat ırmağından su içenler! Gelin soralım canlara ki güzelliği ne oldu da gidiyor. Ben hep seninim diyordu, şimdi neyi buldu da gidiyor?
Olsun be aldırma Yaradan yardır. Sanma ki zalimin ettiği kârdır. Mazlumun ahı indirir şâhı. Her şeyin bir vakti vardır.
Kalem eğri dilli mürekkep siyah yüzlü, kâğıt ikiyüzlü. Şimdi kalkıp arzuhalimi yazmaya kimi mahrem kılayım.
Ey Yunus Hakk’ı bilen söylemez hergiz yalan, ikilik ile gelen doğru yol bulmuş değil.
Maharet güzeli görebilmektir. Sevmenin sırrına erebilmektir. Cihan alem herkes bilsin ki en büyük ibadet sevebilmektir.
Hoştur bana senden gelen. Ya gonca gül yahut diken. Ya hayattır yahut kefen. Nârın da hoş, nurun da hoş… Kahrın da hoş, lütfun da hoş.
Dünya yalan kardeşim, dünya yalan! Var mı yalan dünyada bakî kalan. Mal da yalan, mülk de yalan. Var biraz da sen oyalan.
İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendini bilmezsen, bu nice okumaktır.
Biz gelmedik dava için, bizim işimiz sevda için, dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldik.
Aşk ile yola çıkmaksa niyetin bela ile imtihan edilirsin. Zü’l Celali vel İkram. Önce kahır sonra ikram… Taptuk Emre
Bir avuç toprak biraz da suyum ben. Neyimle övüneyim işte buyum ben.
Bu dünyaya gelen gider. Yürü fani dünya, sana gelende gülmüş var mıdır?
Aşk aşıkı şir eder, aslanı zencir eder, katı taşı mum eder.
Dil söyler kulak dinler, kalp söyler kâinat dinler.
Aldanma dünya malına zehir sunma balına düşüp dünya hayaline dalma gözüm bundan sonra.
Zulüm ile abad olanın akıbeti berbad olur.
Tehî görmen kimseyi hiç kimsene boş değil, eksiklik ile nazar erenlere hoş değil.
Ne varlığa sevinirim, ne yokluğa erinirim, aşkın ile avunurum, bana seni gerek seni.
Davet söz ile değil hal iledir. O hal ki kulağı sağıra da görünür, gözü köre de.
Beni bende demen bende değilem, bir ben vardır bende benden içeri.
Bir bahçeye giremezsen, durup seyran eyleme. Bir gönül yapamazsan, yıkıp viran eyleme.
Her kim Kuran bilmedi sanki dünyaya gelmedi.
Ya elim al kaldır beni. Ya vaslına erdir beni. Çok ağlattın güldür beni. Gel gör beni aşk neyledi.
Ya Rabbena hayreyle, Muhammed’e yâr eyle, Kabrimizi nur eyle, Kabre vardığım gece.
Bilmeyen ne bilsin bizi bilenlere selam olsun.
Cennet cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri. İsteyene ver onları, bana seni gerek seni.
Derdi dünya olanın, dünya kadar derdi vardır.
Benlik davasını bırak, muhabbetten olma ırak, sevgi ile dolsun yürek, hoşgörülü olmaya bak…
Hiç hata yapmayan insan, hiçbir şey yapmayan insandır. Ve hayatta en büyük hata, kendini hatasız sanmaktır.
Türlü türlü cefanın adını aşk koymuşlar.
Yaratılanı hoş gör, Yaradan’dan ötürü.
Bir kez gönül yıktın ise bu kıldığın namaz değil, yetmiş iki millet dahi elin, yüzün, yumaz değil.