Damar Sözler

Aşağıda sizler için derlediğimiz etkileyici Damar Sözler yer alıyor. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle dolu, duygularınızı ifade etmenin en güzel yollarını sunuyor. Yeni ve anlam dolu bu Damar Sözler 2026, sozlerikisa.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınıza anlam katacak.


Oksijeni bilmem ama kokun şart.
Şairler şiirler yazıyor, ressamlar resimler yapıyor ve biz ozanlar türküler söylüyoruz. Peki, bütün bunları niçin yapıyoruz? Dünya alışkanlıktan değil de, sevgi ve mutluluktan dönsün diye.
Sorun ne olursa olsun kalbinize her şey yolunda demelisiniz. Çünkü kalbiniz hassastır ve sözlerinize çabuk kanar.
Zihinleri kapalı olanların en büyük problemi ağızlarının daima açık olmasıdır.
Samimiyetin belirtisi gözler dürüstlüğün ifadesi tutulan sözlerdir!
Güzel bir gülü güzel bir geceyi güzel bir dostu herkes ister. Önemli olan gülü dikeniyle geceyi gizemiyle dostu tüm derdiyle sevebilmektir.
İnsanların seni en çok sevdiği zaman onların işine en çok yaradığın zamandır.
Sen benim en doğru yanlışım. Tövbesi olmayan günahımsın. Uzak duramadığım yasaklım en açık ettiğim saklımsın. Sen başımdan giden aklım severek çektiğim ahımsın.
Aslında söylediklerimden çok sakladıklarımda gizliyim. En iyisi anlamak için konuştuklarımdan çok sustuklarıma kulak verin.
Bazen doğru olanı yapmak için en çok istediklerimizden vazgeçmememiz gerekir. Hayallerimizden bile.
Gitme zamanı gelmişse dur demenin zaman geçmişse dön demenin aşk bitmişse yeniden demenin hiç bir anlamı yoktur.
Ne kazandığını bilmiyorum ama umarım beni kaybettiğine değmiştir.
Gidene üzülme sevse gitmezdi. Gelene sevinme o da başkasından geldi.
Ekmeğime hoşça kal sürdün ya sen ben şimdi aşk karınla sana ne şiirler yazarım.
Ne yormak istedim seni. Ne de yormak kendimi. Çok çalıştım gitmeye de kalmaya da. İkisi de aynı acı ikisi de rezil. Daha öncede gitmiştim ama böyle kalarak değil böyle kalarak değil.
Size sıradan biriymiş gibi davranan hiç kimseyi sevmeyin. Oscar Wilde
Boynu bükük duruyorsam eğer içimden öyle geldiği için değil yüreğimden gidenler olduğu içindir.
Hayallerim yok benim. Hayırlısı olsun dediğim gün hepsinden vazgeçtim. Tıp ne kadar ilerlerse ilerlesin ar damarındaki çatlağı tedavi edemez.
Beni kaybetmeyi başaranı asla kazanmak için uğraşmam.
Mevla’m görelim neyler. Neylerse güzel eyler.
Tutacak el bulamazsak bizde elimizi cebimize koyar yürürüz. Sıkıntı yok.
Ne bileyim be sevgili. Öyle güzel baktın ki gözlerime. Sevmek değil ölmek geldi içimden.
Sen benim hiç bıkmadan saatlerce seyre daldığım tövbe tutmayan en tutkulu sevdamsın.
Yüz kere yere düşmüş olayım; başkalarına çelme takan biri olmayacağım. Ben kazanan değil, insan olmak istiyorum.
Ruh her zaman kendini nasıl iyileştireceğini bilir. Esas zorluk zihni susturmaktır.
Gönül almayı bilmeyene ömür emanet edilmez…
Düştüğünde yanında olan değil kalkman için el uzatandır. Unutma.
El sendedir dil sende diken sende gül sende. Her an imtihandasın ağlasan da gülsen de.
Özlerim ben seni seninle bile, vuslat mı hasret mi adını sen koy, aşkınla yakıp da düşürdün dile sevgi mi nefret mi adını sen koy.
Mevzu derin sana aşığım.
Gece en karanlık ve ebedi göründüğü zaman gün ışığı en yakındır. Her gecenin bir sabahı vardır.
Sen benim en güzel hislerimsin.
Ey yar! Seninle ölmeye geldim. Ateşsen yanmaya yağmursan ıslanmaya soğuksan donmaya geldim.
Hâlbuki ben onun düşmekten korktuğu uçurumun dibindeyim.
İnsan geride bıraktıklarını özler elinin altındakilerden sıkılır ulaşamadıklarına tutulur ve ulaşılmaz olan hep aşk olur!
İnsanın en büyük hatalarından biri de doğru zamanda yanlış kişilerle doldurmaktır. Charles Bukowski
Kahrolsun yan yana olmadığımız her yer.
Bu ayrılık adil değil kokun ben de, aklım sende kalıyor.
Üşüdüğümüzde camı kapatmak kadar kolay olsaydı keşke sevilmediğimizi anladığımızda o kişiye yüreğimizi kapatmak.
“Şurama batan” diyor şair. Şurama batana özlem demeselerdi bıçak derdim.
Ağladım ama belli etmedim haykırdım ama isyan etmedim çaresizdim ama asla pes etmedim sensizdim senden de gitmedim.
Canımın içi sen hangi şiirden kaçıp geldin yüreğimin orta yerine?
Dil susarsa bi çare lakin yürek susarsa ne çare.
Kötü günde katkısı olmayanın iyi günde hissesi yoktur.
Ey sevgili heyben acıyla dolar da nefes alamazsan gel. Huzur bulacağın kıyılarım senindir. Umutların solar kurur da su bulamazsan beraber sulayalım gözyaşlarım senindir. Kanadın kırılır da maviye uçamazsan ne güne duruyor al kanatlarım senindir. Çaresiz çilelere bir umut bulamazsan kendime ettiğim dualarım senindir. Mevlâna
Boğazımda kalan mutluluğu sırtıma vura vura çıkardılar.
Sevdiklerimiz üzülmesin diye içiniz kan ağlarken bile tebessüm edebilecek kadar güçlü olur seven insan.
Tanıdığımıza pişman olduklarımız çoğaldıkça yeni tanışacaklarımızdan korkar olduk!
Aslında insanlar seni hayal kırıklığına uğratmıyor. Sadece sen yanlış insanlar üzerine hayal kuruyorsun. Montaigne
Biz gönlümüzde ne gemiler batırdık kıçı kırık bir sandalın lafı mı olur.
Aşkın her halini gördüm artık ne hali varsa görsün.
Ve şükür. Tefekküre duran derviş gibi narin. Sızı ince yara derin.
Elimdeki resmin yerine kendin olsaydın. Olsaydın da benim yine derdim olsaydın.
Gerçek şu ki hayallerimizdeki insanların hayallerindeki insanlar değiliz.
Sizi hayallerinden vazgeçecek kadar seven bir kalp bulduysanız Allah’tan yeni bir ömür isteyin. Çünkü bir ömür yetmez onu sevmeye.
Sevmek bazen vazgeçmektir. Kimine göre gidenden kimine göre kendinden.
Güzel derlerdi çocukken aşka, sanki uçarmış tutulan aşka, anlatılanlar başka, yaşanan başka, bir daha sevmek için, heves mi kaldı.
Gönül yorgun düştüğünde yürek dilsiz kalır.
Geçen gün arkadaşlar meyhaneye gitti. Gamsız almadılar.
Eğer aşk yalansa acısı neden bu kadar gerçek.
Sen benim bakışına hasret kaldığım sesine özlemle bağlandığımsın. Özlemim hasretim bakmaya doyamadığımsın. Bahtıma doğanımsın. Olmazsa olmazımsın. Nefretim öfkem kinim sevincim umudum düşüm rüyam hayalim ama en çok ağlatan en çok kanatansın. Sen tarifi imkânsızımsın.
Öyle sessizce öldüm ki defalarca hiç bir zaman anlaşılmadı yokluğum.
Seni içimde yaşatmak için neleri öldürdüm bir bilsen.
Özlemek denmez buna bunun adı yangın.
Şimdi vur kendini. Unutulmuş bir şiirin son dizelerinde sonra yarım kalan bir şarkı ısmarla kendine. Bu kentte böyle ölünür.
Ey gönlüm bilmez misin gözler sebepsiz yaşarmaz dudaklar sebepsiz kurumaz gönülde bir dert olmadıkça kimsenin yüzü sararıp solmaz.
Misafirin çocuğu gibiydin. Geldin dağıttın ve gittin.
İlk görüşte mi yoksa ilk gülüşte mi?
Sonra geldin güldün papatya tarlası oldu çorak topraklar.
Öyle olmuyor be çocuk. Ben de çok geç öğrendim. Kimi seveceğini seçemiyor insan.
Görmeden seni isteyen gönlüm görünce nasıl dayansın.
Ne iş yaparsın sen dedi. Hamalım dedim. Nasıl yani dedi. Elimden tutmasını bilenin yüreğini taşırım dedim.
Dön bak arkana yeğen gitmez dediğin kaç kişi yanında.
İyileştirir diye medet umduklarımız tekrar tekrar yaralıyor bizi.
Bu kentin en tenha yeri kalbimdir şimdi.
Beni yıpratan hayatın kahpeliği değil insanların sahteliği.
Farklıyız güzelim birbirimizden apayrı dünyanın insanlarıyız tek suçu sevip de yaşamak olan bir anlık hevesin kurbanlarıyız.
Manzarası sen ol gözlerimin, her baktığımda yeni mutluluklar göreyim.
Bazen en uzun yolculuk iki insan arasındaki mesafedir.
İnsanlar kırmızı güllerin peşinden koşarken altında ezdikleri papatyaların farkına bile varmazlar.
Ağaçtan meyve bekliyorsan dalını insandan sevgi bekliyorsan güvenini kırma.
Seni seviyorum diyen sözlere değil senin için ağlayan gözlere inanın.
Kırk bin kere kırsam da hüznümün aynasını. Kader karşıma koyar hep bıkmadan aynısını.
Şu geniş dünyaya sığmayan gönül, bir odaya kapandı kaldı.
Sevdanı bulutların üzerine yazmışsın. Yağmur olarak dökülüyor gözlerimden.
Aşkın hikâyesini durmaksızın feryat eden bülbüle değil. Sessiz sedasız can veren pervanelere sor.
Ben ölseydim, o belki ağlardı. Ama o ağlasaydı, ben ölürdüm. Özdemir Asaf
Çok pahalısın be mutluluk. O kadar param yok.
Özledim diyorsun mektubunda. Sadece kuru bir özledim mi yazdı yanık yüreğin.
Çok pahalısın ulan mutluluk.
Kaç kadeh kırıldı sarhoş gönlümde. Ne yaptıysam seni unutamadım.
Kıyamam dediklerimiz bizi ince ince kıyıp pembeleşinceye kadar kısık ateşte kavurdular.
Halden ala halsizliğim sözden ala sessizliğim. Ben seninle olduktan sonra umurumda değil kimsesizliğim.
Saç diplerimden tırnak uçlarıma kadar kırgınım sana.
Gözlerin çocukluğuna inmek gibiydi. Belki de o yüzden inandım her masalına.
Her sabah uyanıp ilk seni seviyorum.
Her gün aklımdan geçiyorsun insan bi selam verir.
Beni yokluğunla savaştırma. Kaybederim.
Tek ihtiyacım birazcık sen.
Utanılacak bir şey değildir ağlamak yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı.
Zor günler dostu düşmanı ayıklamak için var.
Yalnızlık yazarsın da düzelten olmaz. İşte o zaman yalnızsındır.
Sevmek zahmetli iş bu zahmete katlanamayan yaşadım desin ama sevdim demesin.
Vedalar gözleriyle sevenler içindir. Çünkü gönülden sevenler ayrılmaz.
Aklıma yuva yapıyor gülüşlerin.
Yetimhanede yaşayan küçük bedenlerin ranzalarına yazdıkları anne kelimesi kadar masum olmalı aşk.
İncit beni gerçek ile. Ama asla rahatlatma yalan ile.
Zaman seni bana verecekse mesafelere razıyım.
Mesele aklın kabul ettiğini kalbe anlatabilmekteydi. İşte onu beceremiyorum.
Sus be yüreğim bende biliyorum özlediğimi! Sus ki bilmesin özlediğimi!
İkimizi bir kefene saralar bir kabirde sır olalım sevdiğim.
Ben düşüncelerimi diğer insanların fikrini değiştirecek diye paylaşmam. Ben düşüncelerimi benim gibi düşünen insanlarla yalnız olmadıklarını bilmeleri için paylaşırım.
Sen kokuyor yokluğunda içtiğim sigaralar.
Dalında son bir yaprak olmaktır yaşamak ve asi rüzgâra direnmektir. Fırtına koparken bile ağız dolusu gülebilmektir her şeye inat.
Giderken Allaha emanet ol dedi! Güldüm zaten başka kimim var ki?
Gece uyuyamayan insanların gündüze sığmayan acıları vardır.
Sonra bir sigara yakıyorsun. Gökyüzünü seyrediyorsun. Bakıyorsun hala her şey yerli yerinde, sen sadece kendini ziyan etmişsin.
Yeri gelir sevdiğin kişinin yaşadığını bile bilmek sana yeterlidir.
Çıkartın sigaraları, bu gece hayal kuracağız.
Gelse affetmem diyorsun ama adını duyunca gözlerin doluyor be oğlum.
Cesaret illa kükremek değildir. Bazen gün biterken usulca yarın yeniden deneyeceğim demektir.