Damar Yazılar

Aşağıda sizler için derlediğimiz etkileyici Damar Yazılar yer alıyor. Bu içerik, hem kısa hem de uzun ifadelerle dolu, duygularınızı ifade etmenin en güzel yollarını sunuyor. Yeni ve anlam dolu bu Damar Yazılar 2026, sozlerikisa.com.tr de bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınıza anlam katacak.


Ekmeğime hoşça kal sürdün ya sen, ben şimdi ‘aşk’ karınla; sana, ne şiirler yazarım.
Yükle yalnızlığının bütün gri bulutlarını sırtıma. Vücudum yağmur sonrası toprak koksun.
Gözlerimin rengi standart ama bakışlarım adamına göre değişir.
Cinayet saati neredeydin diye sorarlarsa unutma ‘gidiyordum’ diyeceksin.
Masal kitabı gibisin, okuması güzel ama inanması çok zor.
En çok incittiğimiz kişilerin, aslında en sevdiklerimiz oluşu ne garip değil mi?
Gönül yorgun düştüğünde, yürek dilsiz kalır.
Dünyanın ne kadar küçük olduğunu, “Seni dünyalar kadar seviyorum” deyip de gidenlerden öğrendim.
Utanılacak bir şey değildir ağlamak, yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı.
Neyin var? “Sorusuna,” Sen yoksun! ” diyesim var. Bildiğin gibi değil.
Ne yormak istedim seni. Ne de yormak kendimi. Çok çalıştım gitmeye de kalmaya da. İkisi de aynı acı, ikisi de rezil. Daha öncede gitmiştim ama böyle kalarak değil böyle kalarak değil.
Gerçek şu ki; hayallerimizde ki insanların hayallerinde ki insanlar değiliz!
Biz gönlümüzde ne gemiler batırdık. Kıçı kırık bir sandalın lafı mı olur!
Biliyor musun şarkılara neden parça deniyor. İhtiyaç duyduğunda bazıları eksik bir yanını tamamlıyor.
Tanıdığımıza pişman olduklarımız çoğaldıkça, yeni tanışacaklarımızdan korkar olduk!
Gel beraber alalım nefesimizi sevdiğim, sensiz boğazımdan geçmiyor.
Sustuğum yerde sen varsın. Konuştuğum yerde özlemin…
Görmeden seni isteyen gönlüm, görünce nasıl dayansın.
Sen benim en güzel hislerimsin.
Ey gönüm bilmez misin gözler sebepsiz yaşarmaz, dudaklar sebepsiz kurumaz, gönülde bir dert olmadıkça kimsenin yüzü sararıp solmaz.
Şimdi vur kendini. Unutulmuş bir şiirin son dizelerinde sonra yarım kalan bir şarkı ısmarla kendine. Bu kentte böyle ölünür.
Terkedilen çabuk büyür, hüzün kalana düşse de pişmanlık hep gidenin payına!
Seni içimde yaşatmak için neleri öldürdüm bir bilsen.
Sonra geldin güldün papatya tarlası oldu çorak topraklar.
Verdiği umudu geri alan, aldığı ahı da güle güle kullansın.
Gözlerinin ‘kahve’sinden koy ömrüme, kırk yılın hatırına ‘sen’de kalayım.
Mevla’m görelim neyler. Neylerse güzel eyler.
Ölürsem beni yârimin kalbine gömün. Mekânım cennet olsun.
Oksijeni bilmem ama kokun şart.
Zor mudur gözlere bakarken aşkı görmek? Yoksa sadece aşk mıdır gözlerdeki tek gerçek?
Özlemek denmez buna bunun adı yangın.
Ben düşüncelerimi diğer insanların fikrini değiştirecek diye paylaşmam. Ben düşüncelerimi benim gibi düşünen insanlarla yalnız olmadıklarını bilmeleri için paylaşırım.
Ey sevgili; heyben acıyla dolar da nefes alamazsan gel. Huzur bulacağın kıyılarım senindir. Umutların solar kurur da su bulamazsan beraber sulayalım, gözyaşlarım senindir. Kanadın kırılır da maviye uçamazsan, ne güne duruyor al, kanatlarım senindir. Çaresiz çilelere bir umut bulamazsan, kendime ettiğim dualarım senindir.
Güzel bir gülü güzel bir geceyi güzel bir dostu herkes ister. Önemli olan gülü dikeniyle geceyi gizemiyle dostu tüm derdiyle sevebilmektir.
Dönülmez akşamın ufkundayım, vakit çok geç. Bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç.
Bazen diyorum ki; ne olacak söyle gitsin. Sonra diyorum; söyleyince ne olacak, sus bitsin!
Bir kadın söyleyecek çok şeyi olduğu halde susuyorsa suskunluğu bazen sağır edici olabilir.
Dalında son bir yaprak olmaktır yaşamak ve asi rüzgâra direnmektir. Fırtına koparken bile ağız dolusu gülebilmektir her şeye inat.
Üzülmem mi sanıyorsun yürek ağlar gözden önce.
Toprak gibi sessiz olduğum an bil ki, şimşek gibi gökte gürlüyor feryadım!
Kolumuzu ısırarak yapardık saatleri; sanki o kadarcıkken zamanın canımızı yakacağını anlarmış gibi.
Giderken Allah’a emanet ol dedi! Güldüm, zaten başka kimim var ki?
Kötü günde katkısı olmayanın iyi günde hissesi yoktur.
Sen beni okeydeki ortağın mı zannettin sevgili? “BİT” dediğinde biteyim, “DÖN” dediğinde döneyim!
Zor günler, dostu düşmanı ayıklamak için var.
Unutulmak kadar acıdır bazen yaşamak.
Elimdeki resmin yerine kendin olsaydın. Olsaydın da benim yine derdim olsaydın.
Düştüğünde yanında olan değil, kalkman için el uzatandır. Unutma.
Öyle sessizce öldüm ki defalarca, hiç bir zaman anlaşılmadı yokluğum.
Vedalar gözüyle sevenler içindir çünkü gönülden sevenler ayrılmaz. Mevlâna
İntihar köprüsü gibiyim bu günlerde, gözümden de, gönlümden de düşen düşene.
Kalemimin kurşunu bitmiş, öldüremiyorum seni.
Gönül almayı bilmeyene ömür emanet edilmez…
Sen kokuyor yokluğunda içtiğim sigaralar.
Size sıradan biriymiş gibi davranan hiç kimseyi sevmeyin. Oscar Wilde
Sen benim bakışına hasret kaldığım sesine özlemle bağlandığımsın. Özlemim, hasretim, bakmaya doyamadığımsın. Bahtıma doğanımsın. Olmazsa olmazımsın. Nefretim, öfkem, kinim, sevincim, umudum, düşüm, rüyam, hayalim ama en çok ağlatan, en çok kanatansın. Sen tarifi imkânsızımsın.